Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/163 E. 2012/5334 K. 05.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/163
KARAR NO : 2012/5334
KARAR TARİHİ : 05.03.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalıların murisi …’nın 4.5.1979 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözmeşmesi ile … ili, … ilçesi, … (Sugözü) Köyünde kain 167 ve 168 parsel leri dava dışı …’a sattığını, kendisininde bu parsellerdeki 200 m2 lik yeri 13.9.1982 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile …’dan satın aldığını, taşınmazın satıcı …’nın ölümünden sonra mirasçıları tarafından 13/08/2007 tarihinde… Elektrik Üretim Aş ‘ye sattıldığını öğrendiğini ileri sürerek, satılan taşınmazların 200 m2 lik kısmının satış bedeli olan 10.150,00 TL ile bugüne kadar işlemiş olan 2.207, 00 TL lik faizi ile toplam olan 12.357,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıların Murisi tarafından gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile dava dışı …’a satılan taşınmazlardan 200 M2’lik kısmını …dan gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığını, taşınmazın
2012/163-5334
davalılar tarafından tapudan dava dışı… Elektrik Üretim A.Ş’ye satıldığından bahisle satış bedelinin faizi ile tahsili istemi ile eldeki davayı açmıştır. Davalılar davanın reddini dilemiş, Mahkemece, satış vaadi sözleşmesi ile temlik edilen; taşınmazın mülkiyetinin geçirimini talep hakkıdır. Satış vaadi sözleşmesinde, sözleşmenin ihlali halinde taşınmazın bedeline yahut tazminine ilişkin hakkın da temlik edildiğine dair bir hüküm yer almayıp, alacağın temlikinde belirli, muayyen bir hakkın temliki bahis konusudur. Alacağın temliki (BK m. 162-172) yoluyla borç ilişkisinin devri mümkün değildir.Bu şekilde,davacı, satış vaadine ilişkin sözleşmeden doğan hakkını akidine ileri sürebilir. Davacı ile davalılar (ve davalıların murisi) arasında bir satış vaadi sözleşmesi bulunmaması; taşınmazın bedelinin tazminine ilişkin alacağın temliki de gerçekleşmediği birlikte değerelendirilerek davanın reddine karar verilmiştir. Davacı ile dava dışı … arasında yapılan 13.9.1982 devir protokolünde 4.5.1979 tarihli gayrimenkul satış sözleşmesinden doğan her türlü hakkın devredildiği belirtilmek suretiyle davacıya alacağın temlik edildiği anlaşılmaktadır. Alacağın temliki Borçlar Kanununun 162-172. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Alacağın temliki ile alacak hakkı, bunu devralan 3. kişiye geçer. Böylece devralan daha önce temlik edene ait olan alacak hakkını kesin olarak iktisap eder ve bunun üzerinde “tasarruf etme” yetkisini kazanır. Davaya konu uyuşmazlıkta ilk malik alacak hakkını davacıya devretmiş olmakla, davacı, temlik eden …’a ait hakları talep etme hakkı doğmuştur.Bu durumda davacının aktif husumet ehliyetinin bulunduğu kabul edilip davanın esasına girilerek sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde aktif husumet ehliyeti bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 18.40 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 5.3.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.