Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/16347 E. 2012/23252 K. 15.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16347
KARAR NO : 2012/23252
KARAR TARİHİ : 15.10.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı davalı şirketten 12.03.2008 tarihli gayrımenkul satış vaadi sözleşmesi ile bir adet dubleks daire satın aldığını bu dairenin tadilatı için 08.08.2008 tarihinde inşaat tadilat sözleşmesi imzaladığını ve borcu için 15.000.00 TL bedelli 30.05.2009 vade tarihli bono düzenleyerek davalı şirkete verdiğini, Kasım 2008 tarihinde inşaatın durduğunu şirkette kimseyi bulamadığını inşaatın durumu için tespit yaptırdığını fakat bu inşaat nedeniyle davalı şirkete verdiği bononun diğer davalı tarafından tahsil için bankaya verildiğini davalı …’in yasal hamil olmadığını, inşaat nedeniyle borcunun bulunmadığını ileri sürerek borçlu olmadığının tespitini istemiştir.
Davalı … kendisinin senedi ciro yoluyla devir aldığını diğer davalı şirketten alacaklı olduğunu,ciro silsilesinin saglam olduğunu davacının idialarını kendisi aleyhine ileri süremeyeceğini belirterek davanın reddini dilemiştir.
Davalı … İnş.LTD.ŞTİ’ne dava dilekçesi tebliğ edilmiş davalı şirket cevap vermemiş ve yargılamaya katılmamıştır.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 2. maddesinde “Bu kanunun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiş, yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; 2012/16347-23252
kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise mal veya hizmeti, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta, davacı ile davalılardan Kazar İnş. Ltd. Şti. arasında konut satış sözleşmesinin olduğu açıktır. Öyle olunca, taraflar arasındaki ilişkinin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Mahkemece tüketici mahkemesine görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın (1) nolu bentte gösterilen nedenle BOZULMASINA, (2) nolu bentte gösterilen nedenle davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 15.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.