YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16646
KARAR NO : 2012/22199
KARAR TARİHİ : 08.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, taraflar arasında komisyon sözleşmesi imzalandığını, komisyon sözleşmesinde her ne kadar …’ın ismi yer alsa da, şirket yetkilisi olan …’ın … ismi ile bilindiğini, şirket kaşesinin sehven sözleşmede yer almadığını belirterek komisyon sözleşmesi gereğince üzerine düşen edimleri yerine getirdiğini belirterek davalının komisyon ücretinin tahsili amacı ile aleyhine başlatılan icra takibine yaptığı haksız itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesinin talep etmiştir.
Davalı, davacı ile sözleşme imzalanmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının sözleşmenin tarafı olmaması sebebi ile davanın reddine, %40 inkar tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- İİK 67/2 maddesi takibin haksız ve kötü niyetli olması halinde alacaklı aleyhine tazminata hükmedileceğini hükme bağlamaktadır. Anılan kanun hükmü uyarınca alacaklı-davacı lehine tazminata hükmedilebilmesi için davacı
alacaklı tarafından yapılan icra takibinin haksız olmasının yanı sıra takibin kötü niyetle yapılması da şarttır. Eldeki davada davacının kötüniyetli olduğunun ispat edilemediği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca davacının kötü niyetinden söz edilemez ve onun aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilemez. Mahkemece değinilen bu yön göz ardı edilerek davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olmakla bozmayı gerektirir ancak bu yanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK’un 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte belirtilen nedenlerle, davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte belirtilen nedenle temyiz olunan hükmün karar bölümünün ( 1 ) no’lu bendinde yer alan ” %40 inkar tazminatının davacıdan alınıp davalıya verilmesine ” ifadesinin hükümden çıkarılmasına; yerine “yasal koşulları oluşmadığından Davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi talebinin reddine” sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, peşin alınan 13,65 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 8.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.