YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16730
KARAR NO : 2012/23961
KARAR TARİHİ : 18.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun uyarınca zararlarının karşılanması için davalı idareye başvurduğunu, başvuru neticesinde 14.000 TL ödenmesine karar verildiğini,bu kapsamda davalı ile sulhname imzaladıklarını,davalı idarenin süresinde ödeme yapmaması nedeniyle icra takibi başlattığını ancak davalı idarenin itiraz ettiğini ileri sürerek,davalının icra takibine vaki itirazının iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı,5233 sayılı kanundan doğan zararların karşılanması için başlattığı icra takibine vaki davalının itirazının iptali istemiyle eldeki davayı açmış,mahkemece davalının 3 aylık sürede ödeme yapmayarak temerrüde düştüğü gerekçesiyle bu sürenin dolduğu tarih ile takip tarihi arasında geçen sürede yasal faiz yürütülmek suretiyle davalının icra takibine vaki itirazının iptaline,takibin devamına karar verilmiştir. 5233 sayılı kanunun 13.maddesinde 2012/16730-23961
sulhnamede belirlenen zararlar, sulhnamenin imzalanmasından sonra valinin onayı üzerine ifa tarzına göre Bakanlık bütçesine bu amaçla konulan ödenekten üç ay içerisinde karşılanacağı düzenlenmiştir.5233 sayılı kanunun 13.maddesinde belirtilen bu süre düzenleyici bir süre olup alacağı muaccel hale getirir. Ancak davalının temerrüde düşmesi için BK 101.maddesi gereğince ayrıca temerrüt ihtarı gerekir. Davacı,B.K.nun 101.maddesine göre davalıyı temerrüde düşürmemiştir.Davacı,usulünce davalıyı temerrüde düşürmediğinden icra takibinde işlemiş faiz talebi yerinde değildir. O halde takibe konu asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesi gerekirken,yazılı şekilde işlemiş faiz alacağı ile birlikte takibin devamına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine 2. bentte açıklanan nedenle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 18.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.