Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/16752 E. 2012/24148 K. 22.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16752
KARAR NO : 2012/24148
KARAR TARİHİ : 22.10.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı,davalı bankadan aldığı kredi kartı ile bilgisi dışında internet ortamında 1.773 TL alışveriş yapıldığını,gerekli önlemi almayan davalı bankanın sorumlu olduğunu belirterek; 1.773 TL’nin davalıdan faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Davalı,dava konusu işlemin sanal ortamda kredi kartı şifresi kullanılarak gerçekleştirildiğini,banka olarak gerekli güvenlik standardına sahip olmaları nedeniyle kusurlarının bulunmadığını savunmuştur.
Mahkemece dava konusu işlemde davacının internet şifresi kullanılarak hesabından para çekildiğinin iddia edildiğini,işlemin ticari nitelikte olması nedeniyle tüketici işleminden bahsedilemeyeceğinden dava değerine göre Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş,hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddede belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasaların da tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise mal veya hizmeti
2012/16752-24148
ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta davalının davacıya kredi kartı hizmeti verdiği,bu hizmet nedeniyle davacının tüketici konumunda olduğu,dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre bu kredi kartının davacının şahsi kullanımı dışında ticari bir amaçla kullanılmak üzere davacıya verildiğine dair bir delil sunulmadığına göre taraflar arasındaki ilişkinin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece, işin esasına girilerek sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Davacı tarafından temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin alınan 17.15 TL temyiz harcın istek halinde iadesine, 22.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.