YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17123
KARAR NO : 2012/27241
KARAR TARİHİ : 28.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki muarazanın önlenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalı ile arasında “Sosyal Güvenlik Kurumu Optik Sözleşmesi” imzalandığını, anılan sözleşme uyarınca kurum sigortalıları hastaların cam ve çerçeve reçetelerini yaptığını, 24/01/2010 tarih ve 1373851 sayılı yazı ile sözleşmenin altı ay süre ile feshedildiği ve 10.000,00 TL para cezası verildiğinin bildirildiğini, para cezası ve fesih kararının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, iptalini istemiştir.
Davalı, fesih kararının ve ceza uygulamasının sözleşmenin 6.3.17. Maddesine uygun olduğunu, gönderilen reçetelerde yapılan incelemelerde hak sahibi… Devlet Hastanesi göz doktoru …. tarafından muayene edilmiş ve gözlük reçetesi yazılmış olduğu, ancak bu şahsın 28/09/2010 tarihinde yurtdışına öğrenim görmeye gittiği halde 25/11/2010 tarihinde muayene olmuş gibi reçetede tahrifat yapıldığının belirlendiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davalı kurum tarafından davacıya verilen 24.01.2011 tarih 1373851 sayılı para cezası ve sözleşmenin altı ay feshine ilişkin kararın iptaline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı kurum tarafından Sosyal Güvenlik Kurumu Optik Sözleşmesinin cezai şart ve optik sözleşme feshi bölümünün 6.3.17. maddesi gereğince, “ Reçetede/reçete eki belgede haksız kazanç elde etmek amacıyla tahrifat yapıldığının veya sahte reçetenin/reçete eki belgenin kuruma fatura edildiğinin tespit edilmesi halinde 10.000,00 TL cezai şart uygulanarak 6 ay süreyle sözleşme feshedilir…” hükmüne istinaden 10.000,00 TL cezai şart uygulanmasına karar verildiğini ve 6 ay süreyle sözleşmenin feshedildiğini belirterek her iki cezai işlemin iptaline karar verilmesini istemiş, mahkemece yaptırılan bilirkişi incelmesini müteakip alınan rapora itibar edilerek ve kovurşturmaya yer olmadığına dair karar dosyası içeriği doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiş ise de, taraflar arasında imzalanan az yukarıda belirtilen sözleşmenin 6.3.17.maddesi hükmü tarafları bağlar. Kaldı ki davacının, kendisine verilen ve süresini geçirdiği reçeteyi ” hak sahibi yurtdışıda olmasına rağmen,yeniden protokol numarası almak suretiyle tanzim ettirdiği ” , dosya kapsamından anlaşıldığı gibi taraflar ve mahkemenin de kabulündedir. Hiç kimse kendi kusuruna dayanarak lehine hak elde edemez kuralı gereğince; davacının süresini geçirdiği reçeteyi, açıkça ve usulüne uygun olmayan yöntemlerle işleme koyması açıkça sözleşmenin 6.3.17. maddesini ihlal anlamı taşımakta olup davalı tarafça bu nedenle yapılan fesih işleminin sözleşmeye uygun olduğu kabul edilip davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıdaki bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.