Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/17498 E. 2012/22175 K. 08.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17498
KARAR NO : 2012/22175
KARAR TARİHİ : 08.10.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı davalıya kredi kartı üyelik sözleşmesiyle kredi kullandırıldığını davalının borcunu ödemediğini hesabının kat edilerek hakkında icra takibi yapıldığını davalının yapılan icra takibine itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazimatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, itirazının asıl alacağa ilişkin olmadığını yapılan icra takibiyle kendisine gönderilen ödeme emrinde borcun sebebinin gösterilmediğini bu durumun İ.İ.K. 60’ıncı maddesine aykırı olduğunu ve icra inkar tazminatı talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, asıl alacağa itiraz edilmediği kabul edilerek feriler yönünden bilirkişi tarafından yapılan hesaplama esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda asıl alacağa davalının bir itirazı bulunmadığı açıklanarak temerrüd tarihine kadar işlemiş akdi faiz,temerrüt fazi ve fazin gider vergisi yönünden itirazın iptalinin gerektiği belirtilmiştir. Mahkemece bilirkişi raporu hükme esas alınanak asıl alacağa davalının itirazının olmadığı kabul edilip feriler yönünden itirazın iptaline ve ferilere ilişkin olarak hesaplanan 184 TL üzerinden %40 icra inkar tazminatına 2012/17498-22175
hükmedilmiştir. Oysa icra inkar tazminatına sadece asıl alacak üzerinden hükmedilebilir. Bir başka deyişle, icra inkar tazminatının hesabında alacağın ferileri dikkate alınamaz. Davalı icra dosyasında itirazında ve itirazın iptali davasında dosyaya ibraz ettiği cevap dilekçesinde asıl alacağa bir itirazının olmadığını açıkça belirtmiştir. Davalının asıl alacağa bir itirazının olmadığı mahkemeninde kabulündedir. Davalının asıl alacağa herhangi bir itirazının olmadığı anlaşıldığına göre icra takibine konu feriler yönünden icra inkar tazminatına hükmedilemez. Mahkemece feriler yönünden icra inkar tazminatına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyip kararın düzeltilerek onanması HUMK’un 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. bentte açıklanan nedenle kararın hüküm fıkrasınını 2.maddesinde “Haksız olarak itiraz edilen 184TL’nin %40’ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine” cümlesinin silinerek hüküm fıkrasının 2.maddesine ”asıl alacakğa itiraz edilmediğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine“ cümlesinin eklenerek düzeltilmesine, kararın düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 8.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.