Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/17876 E. 2012/24129 K. 22.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17876
KARAR NO : 2012/24129
KARAR TARİHİ : 22.10.2012

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacılar, davalı şirketten tıpta uzmanlık sınavlarına hazırlık eğitimi almak amacıyla sözleşme imzaladıklarını ders alma sürelerinin bitiminden sonra tüm borçlarını ödeyerek dershaneden ayrılmak istediklerini davalının bunu kabul ettiğini fakat daha sonra haklarında icra takibi yaptığını belirterek borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini istemişlerdir.
Davalıya usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilmiş davalı yargılamaya katılmamıştır.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; karar davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Yine anılan yasanın 3/d maddesinde, “hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyet” olarak tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları 2012/17876-24129
verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Somut olay değerlendirildiğinde Tıpta uzmanlık sınavına girmek amacıyla mesleki gayeyle eğitim hizmeti aldıkları bu haliyle davacıların yasada tanımlanan şekilde tüketici olmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca davaya bakmaya görevi Tüketici mahkemesinin değil genel mahkemelerindir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. O halde mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, davanın esasına girilerek hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre, davacıların temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Birinci bentte açıklanan nedenlerle, temyiz edilen kararın BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22.10.2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
(Muhalif) (Muhalif)

MUHALEFET ŞERHİ
Meslek içi eğitim kursları hariç tüm eğitim hizmeti satışları tüketicinin korunması hakkındaki kanunun kapsamı içinde kalmaktadır. Zira bu tür eğitim hizmeti satışlarının amacı kişinin ileriye dönük yapılacak sınavlarda başarı şansının artırılması, iyi bir mesleğe sahip olmasına yöneliktir. Bu hizmeti alacakların ilerde arzuladıkları mesleğe kavuşma amacıyla hareket ettikleri kuşkusuzdur. Ancak bu eğitim hizmetini satın almaları arzuladıkları mesleğe kavuşmalarını … etmemektedir. Bu nedenlerle henüz bir mesleği edinmeden o mesleği edinmek için satın alınan eğitim hizmetinin mesleki amaçlı olduğundan bahisle tüketici mahkemesinin görevli olmadığı yolundaki çoğunluk görüşüne katılmıyoruz. Dava konusuyla ilgili olarak görevli tüketici mahkemesine verilen karar usul ve yasaya uygun olduğundan hükmün onanmasına karar verilmesi gerektiği görüşündeyiz.