YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18092
KARAR NO : 2012/27257
KARAR TARİHİ : 28.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, … Noterliğinin 07.12.2010 tarihli araç satış sözleşmesiyle davalıya ait aracı 12.700,00 TL ya satın aldığını, araçta meydana gelen aksaklıklar üzerine aracı servise götürdüğünü, yapılan incelemede aracın bu haliyle trafiğe çıkmaması gerektiği belirtilerek araçtaki arızaların tespit edildiğini, mahkeme aracılığıyla yaptırdığı tespitte aracın km sayacıyla oynandığı, arızaların giderilmesi için yapılması gereken yedek parça ve işçilik tutarının 11.396,00 TL, aracın rayiç bedelinin 6.000,00 TL olduğunun tespit edildiğini, davalıdan satın aldığı aracı bu haliyle kullanamadığını ileri sürerek, sözleşmenin feshi ile 12.700,00 TL araç bedelinin satış tarihinden itibaren, tespit dosyasında yapılan 198,00 TL yargılama giderinin işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının aracı hali hazır durumu ile görüp beğenerek satın aldığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, dava konusu aracın satış bedeli ile rayiç bedeli arasındaki 6.700,00 TL farkın hakkaniyet gereği taraflar arasında paylaştırılması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 3.350,00 TL nın 07.12.2010’dan itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle
yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delilerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının temyiz itirazlarının incelenmesinde; davacının 07.12.2010 tarihli noter araç satış sözleşmesiyle satın aldığı aracın ayıplı olduğu ve ayıp ortaya çıkar çıkmaz davacının eldeki davayı açtığı toplanan delillerden anlaşılmaktadır. Davacı, kendisine satılan ayıplı malı kabul etmek zorunda değildir. Bu nedenle davacı sözleşmenin feshini istemekte haklıdır. Davalının, satış sırasında mevcut olduğu anlaşılan ayıptan haberdar olmaması, kendisini sorumluluktan kurtarmaz. Davalı, dava konusu aracı mevcut ayıplarla başkasından satın almışsa, kendi akidine müracaat etmek suretiyle zararını isteme hakkına sahiptir. Hal böyle olunca mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi ve ayrıca tespit gideri yargılama giderlerinden olduğu halde, tespit giderinin yargılama giderleri arasında değerlendirilmemiş olması da usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle davalının tüm temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, 42,30 TL peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, 156,69 TL kalan harcın davalıdan alınmasına HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 28.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.