Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/18222 E. 2012/20022 K. 17.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18222
KARAR NO : 2012/20022
KARAR TARİHİ : 17.09.2012

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R

Davacı, davalı bankadan kullanmakta olduğu krediyi yapılandırdığını, bu işlem için kendisinden haksız olarak 2.149,35 TL masraf alındığını, ……’ne yaptığı başvuru üzerine 03.08.2011 tarihli ve 2010/180705 E.sayılı kararı ile talebin kabulüne karar verildiğini belirterek bu kararın icrası amacı ile başlatılan takibe davalının yaptığı haksız itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, sözleşme ve bilgi formunda her türlü masrafın davacıdan alınacağını içeren hükmün, 4077 Sayılı Yasa’nın 6. maddesi gereğince haksız şart olduğu kanaatine varılarak batıl olduğu ve davalı tarafından zorunlu masrafların neler olduğu hususu ispatlanamadığından davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 4822 Sayılı Kanunla değişik 6. maddesi ile sözleşmelerdeki haksız şart düzenlenmiş ve “Satıcı ve sağlayıcının tüketiciyle müzakere etmeden, tek taraflı olarak sözleşmeye koyduğu, tarafların sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerinde iyi niyet kuralına aykırı düşecek biçimde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olan sözleşme koşulları haksız şarttır. Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu her türlü sözleşmede yer alan haksız şartlar tüketici için bağlayıcı, değildir. Eğer bir sözleşme şartı önceden hazırlanmışsa ve özellikle standart sözleşmede yer alması nedeniyle tüketici içeriğine etki edememişse, o sözleşme şartının tüketiciyle müzakere edilmediği kabul edilir. Sözleşmenin bütün olarak değerlendirilmesinden, standart sözleşme olduğu sonucuna varılırsa, bu sözleşmedeki bir şartın belirli unsurlarının veya münferit bir hükmünün müzakere edilmiş olması, sözleşmenin kalan kısmına bu maddenin uygulanmasını engellemez. Bir satıcı veya sağlayıcı, bir 2012/18222-20022 Standart şartın münferiden tartışıldığını ileri sürüyorsa, bunu ispat yükü ona aittir. 6/A, 6/B, 6/C, 7, 9, 9/A, 10, 10/A ve 11/A maddelerinde yazılı olarak düzenlenmesi öngörülen tüketici sözleşmeleri en az oniki punto ve koyu siyah harflerle düzenlenir … ” hükmü, yine 4077 Sayılı Kanunun değişik 6 ve 31 maddelerine dayanılarak hazırlanan Tüketici Sözleşmelerindeki Haksız Şartlar Hakkında Yönetmeliğin 7. maddesinde “satıcı, sağlayıcı veya kredi veren tarafından tüketici ile akdedilen sözleşmede kullanılan haksız şartlar batıldır” hükmü getirilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen Konut Kredisi Sözleşmesi’nin 12. maddesinde miktar belirtmeksizin sözleşme ile ilgili her türlü vergi, resim, komisyon, yeniden yapılandırma ücreti ve masrafların ödeneceğinin taahüt ve kabul edildiği düzenlenmiştir. Ancak, masrafların hangi nedenlerle alınacağına dair sözleşmede ve bilgi formunda açıklayıcı bir hüküm bulunmamaktadır. Kural olarak banka, sadece kredinin verilmesi ve yapılandırılması için zorunlu olan masrafları tüketiciden isteyebilir. Kredi verilmesi ve kredinin yapılandırılması için gereken zorunlu masrafların neler olduğu konusunda ispat yükü ise davalı bankaya aittir. Aksi halde, içeriği somutlaştırılmayan diğer vergi ve masraflar başlığı altında maktuen belirlenen bir miktarın tüketiciden alınacağına dair hükmün yukarıda açıklanan yasa ve yönetmelik hükümleri karşısında haksız şart olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece, davalı bankanın davacıya konut kredisinin yapılandırılması sırasında alındığı belirtilen 2.149,35 TL yönünden, davalı bankadan bu yönde delilleri sorulduktan sonra mevzuat da gözetilerek somut olayda kredinin kullanılması için zorunlu masraflarının neler olduğunun, kullanılan kredi miktarı gözetilerek davalı bankanın belirlediği miktarın makul olup olmadığının konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden denetime elverişli rapor alınması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken bu yönler gözetilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 17.9.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.