Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/1846 E. 2012/10381 K. 17.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1846
KARAR NO : 2012/10381
KARAR TARİHİ : 17.04.2012

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, davalılardan …’ın davacılara hastane olabilecek bir inşaat yaptığını, ayrıca bu yerden 2 dairenin satım bedeli için …’ın kredi vermesine yine davalı …’in aracı olduğunu, çekilen kredi bedelinin davalı …’e verildiğini, davalı …’in 100.000,00TL lik dairelere hile ile ekspertiz raporunda 330.000,00TL takdir edilmesini sağladığını, davacıların da bu bedeli doğru sanarak kredi ile alınan 247.500,00TL yi davalı …’e ödediğini, bunun haricinde her bir davacının davalı bankaya 60.000,00TL tutarında kredi borcu ödediğini ileri sürerek, sözleşmenin iptali ile taşınmazların davalı …’e iadesini, ödenen 60.000,00 er TL nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, kredi sözleşmesi nedeniyle davalı bankaya borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davalı …’in satıcı-üretici olmadığından bahisle davanın genel mahkemede görülmesi gerektiğinden görevsizlik kararı verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere
2012/1846-10381
hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta davalı banka ile davacılar arasındaki ilişki tüketici kredisinden kaynaklanmakta olup, 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır. Bu halde, diğer davalı hakkındaki davanın da Bankaya tebaen tüketici mahkemesinde görülmesi gerekir.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak sözkonusu olmaz. Mahkemece bu yönler gözönünde tutularak görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacılar lehine BOZULMASINA, peşin alınan 18.40 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 17.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.