Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/18953 E. 2012/25636 K. 15.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18953
KARAR NO : 2012/25636
KARAR TARİHİ : 15.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalının vekili sıfatıyla borçlu 3.kişiler hakkında kambiyo senetlerine mahsus icra takibi yaptığını, ayrıca aynı senetler ile ilgili olarak borçlular hakkında karşılıksız çek keşide etmek suçundan şikayetçi olduğunu ve sanıkların ceza aldığını, dosya temyiz incelemesinden döndükten sonra davalı asilin hem icra dosyasında hem de ceza davasında alacağını tahsil ettiğinden bahisle taleplerinden feragat ettiğini, aynı tarihte kendisini de haksız şekilde azlettiğini, vekalet ücreti alacağı yönünden yürüttüğü takibe de itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazının iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davacının vekillik görevlerini yerine getirmemesi nedeniyle azledildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile ücret tarifesine göre icra dosyası için 8.508,58 TL, ceza davası için 450,00TLvekalet ücreti istenmesinin yerinde olduğu gerekçesi ile itirazın kısmen iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, haksız azil iddiasına dayalı vekalet alacağı isteminden ibarettir. Davalı savunmasında, davacının icra dosyasını takip etmediğini, kendi çabaları ile alacağı tahsil etmek durumunda kaldığını, bu nedenle azlinin haklı olduğunu, davacının vekalet ücretini hak etmediğini savunmuştur. Vekil olunan ceza davasında, karşılıksız çek keşide etmek suçundan yapılan soruşturma ve kovuşturmaya davacının müşteki vekili olarak katıldığı ve davanın, sonradan yasa uyarlaması yönünde bozulmuş dahi olsa, sanıklar aleyhine karara bağlandığı sabit olup bu halde davacı tamamladığı iş yönünden mahkemenin de kabulünde olan 450,00TL vekalet ücretini haketmiştir. Ne var ki; icra takibi yönünden yapılan incelemede … 4.İcra Müdürlüğünün 2007/3186 sayılı dosyasıyla 20.03.2007 tarihinde başlatılan kambiyo senetlerine mahsus icra takibinde, borçlunun aracına haciz şerhi konulduktan sonra hiçbir işlem yapılmadığı ve dosyanın 14.06.2008 tarihinde takipsizlik nedeniyle işlemden kaldırıldığı, 22.02.2011 tarihinde davalı alacaklı asilin durumdan haberdar olduğu, çek aslını ve haczin fekkini istediği, 04.03.2011 tarihinde de tahsil nedeniyle ibrada bulunduğu ve aynı tarihte davacıyı azlettiği anlaşılmaktadır. Bu halde, icra dosyası yönünden davacının vekalet görevinin gereklerini ve sorumluluğunu yerine getirdiğini ispat külfeti davacıda olup, bu husus ispatlanamadığına göre icra dosyasında davacının vekalet ücretine hak kazanamayacağının kabulü gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının REDDİNE, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan 133.00 TL temyiz harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 15.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.