Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/19214 E. 2012/29304 K. 20.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/19214
KARAR NO : 2012/29304
KARAR TARİHİ : 20.12.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat … ile davalı vekili avukat …’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, 2004-2005 ve 2006 yıllarının muhtelif tarihlerinde davalı şirkete mısır ve buğday mahsulü sattığını, ancak bedelinin ödenmediğini ileri sürerek, fazlası saklı kalmak üzere 20.000 TL.nin tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının 2005 yılı kasım ayında buğday, 2006 yılı mart ayında ise mısır teslim ettiğini ve ancak bedelini peşin aldığını, ürün bedelinin peşin ödenmesi nedeniyle de müstahsil makbuzları düzenlediklerini, davacının bu müstahsil makbuzları ile destekleme primi aldığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalı tarafından düzenlenen müstahsil makbuzlarının ödeme belgesi olduğu, davalının bu surette ürün bedelini ödediğini ispatladığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamından ve davalının savunmasından dava konusu edilen ve karşılığında müstahsil makbuzu düzenlendiği iddia olunan ürünlerin davalı tarafça teslim alındığı anlaşılmakta olup, esasen bu husus mahkemenin ve tarafların kabulündedir. Çözülmesi gereken ihtilaf, davalının ürün bedellerini ödeyip ödemediği hususudur. Hemen belirtmek gerekir ki, davacının
2012/19214-29304
müstahsil makbuzlarına dayalı olarak destekleme primi almış olması ürünlerin bedelinin davalı tarafından ödendiğini gösterir nitelikte değildir. Ürün bedelinin davalıca ödendiğinin ayrıca yazılı delille ispatlanması gerekir. Davalı taraf ürün bedellerini ödediğini ispat için müstahsil makbuzlarına dayanmış ise de, davacı müstahsil makbuzları altındaki imzanın kendisine ait olmadığı iddiasıyla Cumhuriyet Savcılığına müracaat etmiş olup, savcılık tarafından davalı şirket yetkilisi hakkında sahtecilikten dava açılmıştır. Öte yandan davacı, müstahsil makbuzları altındaki imzanın kendisine ait olmadığını eldeki davanın temyiz dilekçesinde de bildirmiş bulunmaktadır. Ceza mahkemesinde bu hususta verilecek karar eldeki davayı da doğrudan etkileyecek nitelikte olup, bu itibarla mahkemece ceza mahkemesindeki davanın sonucunun belirlenmesi zorunluluk arzetmektedir. Hal böyle olunca mahkemece, ceza mahkemesinin dava sonucunun beklenmesi gerekir. Mahkemenin değinilen bu yönü göz ardı ederek yazılı şekilde karar vermiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, 900,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan 17.15 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 20.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.