Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/19250 E. 2012/27275 K. 28.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/19250
KARAR NO : 2012/27275
KARAR TARİHİ : 28.11.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, serbest mali müşavirlik işi ile iştigal ettiğini, 2004 yılından beri davalı şirkete mali müşavirlik hizmeti verdiğini, davalı şirket ile 01/01/2010-31/12/2015 tarihlerini kapsayacak şekilde 5 yıl süreli sözleşme düzenlediklerini, davalının sözleşmeyi 16.04.2010 tarihinde fesh ettiğini, söz konusu sözleşmede diğer davalı … Babalımında kefil olarak imzasının bulunduğunu, bu nedenle ilgili şahsında sözleşmeden dolayı davalı şirket ile birlikte sorumlu olduğunu ve mali müşavirlik hizmetinin bedelinin tahsili için başlatılan takibinin davalıların itirazı ile durduğunu beyan ederek, itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, sözleşmedeki imzanın davalı …’a ait olmadığını ve şirketin çift imza ile temsil edilebileceğini, sözleşmenin bu nedenle geçerli olmadığını savunarak, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, yaptırılan imza incelemesine göre sadece şirket kaşesi üzerindeki imzanın …’a ait olduğu ve bu nedenle davalının şahsi sorumluluğu bulunduğu, şirketin ise müşterek imza ile temsili söz konusu olduğundan bu alacaktan şirketin sorumlu olmadığı gerekçesi ile, davanın davalı … yönünden kısmen kabulüne, … 17. İcra Müdürlüğünün; 2010/7973 Esas sayılı dosyasında ; davalının itirazının iptali ile takibin 2940-TL asıl alacak
üzerinden devamına,asıl alacağa takip tarihinden yasal faiz uygulanmasına,%40 icra inkar tazminatı tutarı; 1176-TL ‘nin davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı bu davasında 2004 yılından beri davalı şirkete mali müşavirlik hizmeti verdiğini, 16.4.2010 tarihinde aralarındaki sözleşmenin davalı şirketçe fesh edildiğini ileri sürerek 2010 yılının sonuna kadar ücretini istemiş ise de mahkemeninde kabulunde olduğu gibi davada dayanılan sözleşme şirket yetkililerince çift imza ile imzalanmadığı için geçersizdir. Bu durumda davacı geçersiz sözleşmeye dayanarak sözleşmenin sonuna kadar hak edeceği ücreti isteyemez ancak hizmetin verildiği 16.4.2010 tarihine kadar hak ettiği ücreti isteyebilir. Borçlar Kanunun 325. maddesi anlamında bunun dışında kalan süre yönünden davacının talepte bulunma olanağı da yoktur. Bu nedenlerle mahkemece hizmetin son bulduğu tarihten sonrada ücrete hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 25.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.