Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/19570 E. 2012/27364 K. 29.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/19570
KARAR NO : 2012/27364
KARAR TARİHİ : 29.11.2012

… vekili avukat … ile… vekili avukat … aralarındaki dava hakkında … 1. Tüketici Mahkemesinden verilen 1.12.2011 gün ve 1075-1136 sayılı hükmün Dairemizin 26.4.2012 tarih ve 9060-11380 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.

K A R A R

Temyiz ilamında belirtilen gerektirici nedenler karşısında usulün 440. Maddesinde sayılan nedenlerden hiçbirisine uygun olmayan karar düzeltme isteğinin REDDİNE ve aynı kanunun 442 maddesi hükmünce 203.00 (ikiyüzüç) Lira para cezasının karar düzeltme isteyene yükletilmesine, 29.11.2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

Mahkemece taraflar arasında imzalanan devre tatil sözleşmesinin kapıda satış sözleşmesi niteliğinde olduğu, davacının tatil hakkını kullanmamış olduğu bu nedenle cayma hakkını kullanabileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. 4077 sayılı yasanın 8. maddesinde düzenlenen
2012/19570-27364
satışlar, tecrübe ve muayene koşullu satışlardandır. Alıcı bu madde kapsamına göre satın aldığı malı tecrübe ve muayene etmedikçe cayma hakkını kullanabilecektir. Ancak her hakkın sınırları olduğu gibi bu hakkında sınırları olmalı ve bu hak kullanılırken satıcının zararlarının azaltılmasıda düşünülmelidir. Bu tür sözleşmede satıcı bedelide aldığı için sattığı malı başkasına pazarlamaktan vazgeçip sattığı malı alıcının kullanımına hazır tutmak amacıyla bir takım külfetler altına girmektedir. Normalde alıcıdan beklenen satın aldığı malı bir an önce tecrübe ve muayene edip, kullanacaksa cayma hakkını kullanmasıdır. Alıcı nasılsa benim böyle bir yasal hakkım var istediğim zaman istediğim gibi kullanırım şeklinde bir düşünceye sahip olmamalıdır. Satış bedelinide ödeyip satıcıya malı aldığı konusunda güvence veren alıcının ben malı tecrübe ve muayene etmedim diye 4 yıl sonra cayma hakkını kullanıp sözleşmenin iptalini ve ödediği paranın iadesini istemesi bir hakkın kötüye kulllanılmasıdır. Medeni Kanunu hükümlerine göre de bir hakkın kötüye kullanılması himaye edilemiyeceğinden davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Kararın bu nedenlerle sayın çoğunluğun görüşünden farklı olarak bozulması gerektiği görüşündeyim.