Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/19790 E. 2012/30115 K. 27.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/19790
KARAR NO : 2012/30115
KARAR TARİHİ : 27.12.2012

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalı …Ş. ile 1991 tarihinde imzalamış olduğu Devre Tatil Sözleşmeleri gereğince 2020 tarihine kadar devre tatil hakkını E-78 nolu dairede 31. Ve 32. Haftada kullanmak üzere , bedelini ödeyerek satın aldıklarını ve 2004 tarihine kadar devre tatil hakkını kullandığını, tesisin işletmesinin 2000 yılında diğer davalı … AŞ.ye kira sözleşmesi ile devredildiğini, bu davalının yıllık bakım bedeli talep ederek devre tatil hakkını kullandırdığı halde, 8.7.2003 tarihinde tesisin bulunduğu taşınmazın üst hakkını, önceki üst hakkı sahibi olan ….’nin … ile yaptığı kira sözleşmesi şerhleri ile devraldığını ve 5.yıldızlı tatil köyü haline getirdiğini, kira sözleşmesi süresince devre tatil hakkını kullandırdığını ancak 2004 yılında tatil haklarının kullandırılmadığını, öncelikle devre tatil haklarının sözleşmede yazılı koşullarla süresi sonuna kadar devam ettiğinin tesbiti ile kullandırılmayan dönem için 3000 TL. Maddi ve 5.000 TL. Manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … Turizm İşletmeleri A.Ş, tesisin diğer davalı tarafından kira sözleşmesine istinaden işletildiğini, bilahere üst hakkının devralındığını, kendilerinin Sorumluluğu kalmadığını, kaldı ki devre tatil sözleşmesini dava dışı EDT şirketi namına imzaladıkları için kendilerine husumet düşmeyeceğini savunmuş, diğer davalı … AŞ devre tatil sözleşmesinin tarafı olmadıklarını, daha önce kira sözleşmesine istinaden devre tatil hakkını kullandırdığını, 2012/19790-30115
üst hakkını devralarak burada tesisi inşaa ettiğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak davacının manevi tazminat talebinin reddine, diğer hususların bozma ilamı dışında tutulduğundan yeniden hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Hükmüne uyulan 27.4.2010 tarihli dairemizin bozma ilamında, davacının tesislere tatil yapmak üzere gittiğini ve kapıdan çevrilip tesislere alınmadığını isbat etmesi gerektiği açıklandıktan sonra, 2. Maddesinde; davacının muarazanın giderilmesi isteği gözetilerek davacı lehine sözleşme bedeli üzerinden vekalet ücretine karar verilmesi gereğine değinilmiştir. Hükmüne uyulan bu bozma ilamı taraflar yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. Bu nedenle, mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verildiğine göre, bozma ilamının 2. Maddesi gereğince işlem yapılması gerekir. Mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamı ile oluşan müktesap hak ihlal edilerek , bozma ilamının 2. Maddesi gereğince bir karar verilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, 27.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.