Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/20238 E. 2012/28932 K. 18.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/20238
KARAR NO : 2012/28932
KARAR TARİHİ : 18.12.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacılar, davalılardan …’ın vekilleri olarak… 1. … Mahkemesinin 2010/567 esas sayılı dosyası ile diğer davalılara karşı maddi ve manevi tazminat davası açtıklarını, yargılama devam etmekte iken tarafların sulh olması nedeniyle davanın feragatle sonuçlandığını, vekalet ücretlerinin ise ödenmediğini, sulh nedeniyle davalıların gerek müvekkilin ödemesi gereken, gerekse karşı taraf vekalet ücretinden müteselsilen sorumlu olduklarını, toplam 22.540,00 TL ücret alacaklarının tahsili için takip başlattığını, ancak takibe davalılar tarafından haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, takibe vaki itirazın İptaline, %40 inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılardan … ve …, Davacı ile akdi ilişkileri bulunmadığını, vekalet ücretinden sorumlu olmadıklarını savunarak davanın reddini ve %40 inkar tazminatının tahsilini talep etmiş, diğer davalı ise davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davacı avukatlar tarafından açılan davanın, sulhle sonuçlanması nedeniyle, davacıların gerek akdi gerekse karşı taraf vekalet ücretlerini talep edebilecekleri belirtilerek, davanın kısmen kabulüne, davalılardan Necla’nın 11.270,00 TL, diğer davalıların da 11.270,00 TL üzerinden takibe itirazlarının iptaline, fazlaya ilişkin ve inkar
Tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, davacı ve davalılardan … Gemi A.Ş. ve … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, vekalet ücreti alacağının tahsili istemine ilişkin olup, davacıların, davalılardan …’a vekaleten diğer davalılara karşı açmış oldukları tazminat davasının, davanın tarafları arasında sulhle sonuçlandığı uyuşmazlık konusu olmayıp, davacılar Avukatlık Kanununun 165. maddesi gereğince, gerek karşı taraf, gerekse müvekkilin ödemesi gereken akdi vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen tahsili istemiyle takip başlatmış, takibe itiraz üzerine de eldeki davayı açmışlardır.
Davanın dayanağını teşkil eden Avukatlık Kanununun 165.maddesinde, “sulh veya her ne suretle olursa olsun taraflar arasında anlaşma ile sonuçlanan ve takipsiz bırakılan işlerde her iki taraf, avukatlık ücretinin ödenmesi hususunda avukata karşı müteselsilen sorumludurlar.” Hükmü mevcut olup, davanın sulh ile sonuçlanması halinde, avukat müvekkilinden aralarındaki ücret sözleşmesinde kararlaştırılan miktarı isteyebileceği gibi davada sulh olunan miktara göre karşı tarafa yükletilen vekalet ücretini de isteyebilir. (Bkz. HGK.’nun 16.2.1994 T. 1993/13-810 E. 1994/60 K. sayılı kararı) Aynı sorumluluk, müvekkille sulh anlaşması yapan karşı taraf için de geçerlidir. Müvekkil ve müvekkilin sulh olduğu karşı taraf, gerek akdi (müvekkilin avukata ödemesi gereken), gerekse Avukatlık Kanununun 164/son maddesinde düzenlenen karşı taraf (hasma tahmili gereken) vekalet ücretinden avukata karşı müteselsilen sorumludurlar. Burada, kanundan doğan teselsül hallerinden biri söz konusu olup, Borçlar Kanununun 142. maddesinde düzenlenen “alacaklı, müteselsil borçluların cümlesinden veya birinden borcunun tamamen veya kısmen edasını istemekte muhayyendir” hükmüne göre, müteselsil sorumluluğun gereği olarak, sulh sözleşmesinin taraflarının her biri borcun tamamından sorumludur. Buna göre alacaklı alacağının tamamını, her iki taraftan da talep edebileceği gibi, dilerse sadece birinden de talep edebilir.
Dava konusu olayda, davacı avukatlar tarafından takip edilen davanın sulhle sonuçlandığı ve davacıların vekalet ücretlerini talep etmekte haklı oldukları tüm dosya kapsamı ile anlaşıldığına göre olayda Avukatlık Kanununun 165. maddesinin uygulanması gerektiği açıktır. Nitekim davacılar da icra takibinde, az yukarda değinilen her iki tür vekalet ücretlerinin, gerek müvekkilleri olan davalıdan, gerekse hasım taraf olan diğer davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmişlerdir. O halde mahkemece öncelikle, davacıların avukat olarak takip etmiş oldukları ve taraflar arasında 2012/20238-28932
sulhle sonuçlanan tazminat davasında, sulh olunan miktar tespit edilerek, bu miktar üzerinden ödenmesi gereken karşı taraf vekalet ücretinin ve yine akdi vekalet ücretinin tespiti ile, tespit edilecek olan her iki tür vekalet ücretinden de, gerek davacıların müvekkilleri olan …’ın gerekse davanın karşı tarafı olan … Gemi A.Ş. ve …’ın müteselsilen sorumlu tutulması gerekirken, açıklanan hususlar göz ardı edilerek, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre, tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarda 1. bentte açılanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, 2. bent gereğince tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.