YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/20744
KARAR NO : 2012/26074
KARAR TARİHİ : 20.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıdan kapıdan satış usulü bir adet kamera ve halı yıkama makinesi aldığını, 6 gün sonra gönderdiği iadeli taahhütlü mektupla cayma hakkını kullandığını, davalının ise kendisi tarafından imzalanmış senetlerle icra takibi başlattığını ancak kendisinin senet imzalamadığını, davalı tarafından başlatılan takiplerin iptali ile %40’tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı şirket yönetim kurulu başkanı…mahkeme huuzurundaki yeminli beyanında satış işlemi ile ilgili bilgisi olmadığını beyan etmiştir.
Mahkemece, cayma 7 gün içinde yapılmadığından ve senetler ile satış sözleşmesi arasında bağ olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş, verilen karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı davalı ile akdedilen satış sözleşmesinden süresinde döndüğü halde imzaladığını hatırlayamadığı senetlere dayalı olarak davalı tarafından kendisine yönelik yapılan takiplerin iptalini istemiştir. 4077 sayılı kanunun 9. maddesi uyarınca kapıdan satış sözleşmelerinde, sözleşmede bulunması gereken açıklayıcı bilgiler ile cayma bildiriminin yapılacağı açık adres, cayma hakkının varlığı ve ne şekilde kullanılacağına dair bilgilendirici ibareler yer almak zorundadır. Taraflar arasındaki sözleşme söz konusu şartları ihtiva etmediğinden geçersizdir. Ayrıca tüketici cayma iradesini de davalıya
yolladığı iadeli taahhütlü mektupla bildirmiştir. Anlatılan nedenlerle ve özellikle davalının senetlerin davacı ile aralarındaki başka bir hukuki ilişkiden kaynaklı olduğunu savunmadığı da göz önüne alınarak davanın kabulü ve davacının bu senetlerden dolayı borçlu olmadığının kabulü gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 2. bentte açıklanan nedenle davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 18.40 TL temyiz harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 20.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.