Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/20777 E. 2012/26743 K. 26.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/20777
KARAR NO : 2012/26743
KARAR TARİHİ : 26.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı,…1. Noterliğince tanzim olunan 17.08.1995 tarihli vekaletname ile davalıyı vekil tayin ettiğini, bilgisi dışında adına kayıtlı…ilçesi, Ömerbey Köyünde kain pafta 1, 70 parsel sayılı taşınmazını üçüncü kişiye sattığını, satış bedelinin kedisine ödenmediğini belirterek dava konusu taşınmazın satış tarihi itibari ile gerçek değerinin tespit edilerek satış tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, taşınmazı 8.000 TL bedelle sattığını, satış bedelinden 2.500 TL’yi davacıya ödediğini, toplam 5.500 TL borcu olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, davalının taşınmazı 8000 TL’ye sattığını kabul etmesi ve ödeme iddiasını ispat edememesi sebebi ile davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine, 8.000 TL alacağın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davalı ve davacı tarafça temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Taraflar arasındaki ilişki, vekalet akdinden kaynaklanmaktadır. Vekil, vekaleti iyi bir surette ifa ile yükümlüdür. (B.K. md. 390/2) Eş söyleyişle, müvekkilin kendisine verdiği görevi özen ve sadakatle ifa etmek yükümlülüğü altındadır. Öte yandan, müvekkilin talebi üzerine, yapmış olduğu işin hesabını vermekle, her ne nam ile olursa olsun, almış olduğu şeyi müvekkile tediye etmekle yükümlüdür. (B.K.md. 392/1) Vekilin hesap verme yükümlülüğüne, üçüncü kişilerden aldığı değerler evleviyetle dahildir. Belirtilen yükümlülüklere aykırı davranılması halinde vekilin, müvekkile karşı, onun bu yüzden uğradığı zararı tazmin yükümlülüğünün ortaya çıkacağı da çok açıktır. Mahkemece davaya konu taşınmazın satış tarihindeki raiç bedeli belirlenmeli, belirlenen bu bedelin 8.000 TL’nin altında kalması halinde bu miktardan aşağı olmamak kaydıyla hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle davalının temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda dökümü yazılı 356,20 TL kalan harcın davalıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 26.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.