YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/21508
KARAR NO : 2012/29404
KARAR TARİHİ : 20.12.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının borçlu olduğu … İcra Müdürlüğü’nün 2008/13368 E. sayılı takip dosyasına konu olan borcun 9.950,00 TL’sini ödediğini, ödediği bedelin tahsil amacı ile başlattığı ilamsız icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline ve takip konusu alacağın % 40’ndan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
İ.İ.K.nun 67 inci maddesinin 2. fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının icra hakimliğine başvurmadan, alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekmektedir.Bunlardan ayrı; alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından tahkik ve tayin edilmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir.Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tesbit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk
bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Açıklanan yasal kuralların ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde icra-inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece davacının bu istemi hakkında reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK.nun 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle hüküm fıkrasının 2.bendinde yazılı ” davacının %40 icra inkar tazminatı talebinin reddine” ilişkin cümlenin silinerek yerine ” takibe konu asıl alacağın %40′ ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline” cümlesi eklenerek kararın düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan 21.15 TL temyiz harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 24.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.