Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/21994 E. 2012/29541 K. 24.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/21994
KARAR NO : 2012/29541
KARAR TARİHİ : 24.12.2012

… vekili avukat ….ile … vekili avukat Necati Yılmaz aralarındaki dava hakkında … 6. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 17.06.2011 tarih ve 2009/184 2011/231 sayılı hükmün Dairenin 18.1.2012 tarih ve 16000-519 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.

KARAR
Davacı avukat olduğunu ve 19.07.2012 tarihli vekaletname ile davalının vekilliğini üstlenerek davalının alacaklı olduğu icra takibini yürüttüğünü, öte yandan ceza davasındada davalının vekilliğini yaptığını, görevini layıkıyla yapmasına rağmen haksız olarak azledildiğini ileri sürerek sözleşme uyarınca kararlaştırılan 20.000 TL vekalet ücretinin tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının icra dosyasında görevli işlemleri yapmadığını görevini ihmal ettiğini ve bu nedenle haklı olarak azlettiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, azlin haksız olduğu, davacının üzerine aldığı işleri sonuçlandırdığı gerekçesiyle bilirkişi raporu ile belirlenen 16.079 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiş, karar davalı temyizi üzerine dairemizce onanmış, davalı bu defa karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Davacının 25.5.2001 tarihli vekaletname ile davalnının vekilliğini üstlenerek davalının alacaklı olduğu senedin tahsili için dava dışı şahıs aleyhine icra takibi başlattığı, davalının 04.01.2005 tarihli azilname ile davacıyı lüzum üzerine azlettiği ihtilafsız olup, çözülmesi gereken husus davacının haklı nedenle azledilip azledilmediği, haklı nedenle azledilmiş ise davacının ne kadar ücret alabileceği hususudur. Davacı haksız olarak azledildiğini ileri sürmüş, davalı ise davacının görevini layıkıyla yapmadığı için haklı olarak azledildiğini savunmuştur. Hemen belirtmek gerekir ki azilnamede azil sebebinin bildirilmemiş olması, davalının savunmasında ileri sürdüğü haklı azil nedenlerinin araştırılmasına ve incelenmesine engel olmayıp, müvekkil davalı azilnamede bildirmediği azil nedenlerini yargılamada ileri sürme hak ve yetkisine sahiptir. Bu itibarla bildirilen azil nedenlerinin araştırılması zorunludur. Davalı, davacı vekilin icra dosyasını layıkıyla takip etmediği için işlemleri kendisinin tamamladığını savunmaktadır. Davacının vekil sıfatıyla açtığı icra takip dosyasının incelenmesinde, davacı 2012/21994-29541
vekilin 26.12.2001 tarihinde başlattığı icra takibi sonrasında dava dışı borçlunun taşınmazları üzerine haciz konulması için 16.1.2002 tarihinde taleple bulunduğu ve 7.2.2002 tarihinde taşınmazlar üzerine haciz konduğu ve ancak bu tarihten sonra davacı vekil tarafından icra dosyasında herhangi bir işlem yapılmadığı davalı asılın 10.3.2004 tarihinde bizzat icra müdürlüğünden tekrar haciz konularak kıymet takdirlerinin yapılmasının istendiği davacı vekilin süresinde satış talebinde bulunmadığı için taşınmazlar üzerindeki hacizlerin kalktığı, davalı asılın müraacatı üzerine hacizlerin yenilendiği ve bundan sonraki bütün işlemlerin davalı asıl tarafından yapıldığı, icra hukuk mahkemesindeki dava ile izale-i şuyuu davalarının, bizzat davalı asıl tarafından yürütüldüğü anlaşılmaktadır. İncelenen icra dosyası ile icra dosyasının devamı mahiyetindeki işlemlerin yürütülmesi için gerekli olan dava dosyalarının birlikte incelenmesi sonucu davacı avukatın üzerine aldığı işi layıkıyla yürütmediği ve bu itibarla davalının 4.1.2005 tarihli azlinin haklı olduğu görülmekte olup, bu nedenle mahkemenin azlin haksız olduğuna dair kabülünde isabet bulunmamaktadır. Bu itibarla davacı ancak azil tarihinden önce bakıp sonuçlandırdğı işler için yazılı sözleşme olmadığından tarifeye göre ücret isteyebilir. Davacının azil tarihinden önce bakıp sonuçlandırdğı iş ise … 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2002/90 Esas, 2004/22 Karar sayılı dava dosyası olup, davacı ancak bu dava dosyasından dolayı 700 TL ücret isteme hakkına sahiptir. Mahkemece davacının sadece 700 TL ücreti vekalet alacağı olduğu kabul edilip bu miktarın kabülü ile bakiye kısmın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, kararın bu nedenle bozulması gerekirken sehven onandığı bu kez yapılan incelemeden anlaşıldığından, davalının karar düzeltme talebinin kabülüyle kararın bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının karar Düzeltme itirazlarının kübülü ile, dairemizin 18.1.2012 tarih ve 16000-519 sayılı onama kararının kaldırılmasına, mahkeme kararının gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 24.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.