Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/22238 E. 2012/29956 K. 26.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/22238
KARAR NO : 2012/29956
KARAR TARİHİ : 26.12.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı banka ,davalının 3.04.2009 tarihli sözleşme ile tüketici kredisi kullandığını ,ancak borcunu ödememesi üzerine 12.08.2009 tarihinde hesabı kat ederek ihtarname gönderdiklerini, verilen süre içerisinde borcun yine ödenmemesi üzerine davalı aleyhine ilamsız icra takibi yaptıklarını ancak davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, vaki itirazın iptali ile % 40 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, görev yönünden ve esastan davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, dava konusu uyuşmazlığın, Tüketici Kredisi sözleşmesinden kaynaklandığı ,davada Tüketici mahkemesinin görevli olduğu belirtilerek, mahkemenin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde talep halinde dosyanın görevli … Tüketici Mahkemesine gönderilmesine, harç ve yargılama giderinin görevli mahkemesince tayinine, 1200 ,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2012/22238-29956
2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 20. maddesinde, “Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi halinde, taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa, bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir. Aksi takdirde, bu mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilir.”
Aynı Kanunun 331. maddesinin 2. fıkrasında, “Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder. Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerine mahkum eder.”
Aynı maddenin 3. fıkrasında ise, “davanın açılmamış sayılmasına karar verilen hallerde yargılama giderleri davacıya yükletilir.” Hükmü mevcuttur.
Öte yandan yine aynı Kanunun “Yargılama Giderlerinin Kapsamı” başlıklı 323. maddesinin 1/ğ bendinde de, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücretinin yargılama giderleri kapsamında bulunduğu açıkça belirtilmiştir.
Yukarda açıklanan yasa hükümleri değerlendirildiğinde, görevsizlik kararı verilmesi durumunda yargılama giderlerinin görevsizlik kararı veren mahkemece değil, dosyanın gönderildiği mahkemece hükme bağlanacağı, ancak süresi içinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talebiyle başvurulmaması durumunda, talep üzerine görevsizlik kararı veren mahkemece yargılama giderlerine ilişkin hüküm kurulacağı anlaşılmaktadır.
Dava konusu olayda ise, mahkemece Hukuk Muhakemeleri Kanununun 331. maddesinin 2. Fıkrası gereğince “harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemesince tayinine” şeklinde isabetli olarak karar verilmiş olmasına rağmen, aynı Kanunun 323. maddesinin 1/ğ bendine göre, vekalet ücretinin de yargılama giderleri kapsamında olduğu ve görevli mahkemece hükmedilebileceği, ancak az yukarda belirtilen şartların oluşması halinde görevsiz mahkemenin yargılama giderleri kapsamında olan vekalet ücreti ile ilgili hüküm kurabileceği göz ardı edilerek, şartları oluşmadığı halde yazılı şekilde “1200,00 TL vekalet ücretinin davalı taraftan tahsiline” şeklinde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup,
bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370/2. maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: 1. bent gereğince, davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle, mahkeme kararın ‘Hüküm’ başlıklı bölümünün, 3.fıkrasında bulunan, (1200 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine )sözlerinin tümüyle karardan çıkarılarak yerine, (vekalet ücretinin görevli mahkemece tayinine) sözlerinin yazılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan 21.15 TL temyiz harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.