Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/22318 E. 2012/28909 K. 18.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/22318
KARAR NO : 2012/28909
KARAR TARİHİ : 18.12.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla

Taraflar arasındaki mahrum kalanın kira bedeli alacağı davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalıdan … Merkez Eskipazar köyünde bulunan gayrimenkulü satın aldığını, taksidini düzenli olarak … Bankasına ödediğini, işyerinin süresi içerisinde teslim edilmediğini, davalının işyerini geç teslim etmesi nedeniyle zararının oluştuğunu, geç teslim nedeni ile ıslahla birlikte toplam 44.280,00TL kira mahrumiyetinin oluştuğunu, oluşan kira mahrumiyeti zararının dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak kendisine verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile, davacının kira geliri kaybı olan 44.280,00TL’den 20.000,00TL’sinin dava tarihi olan 06/12/2011 tarihinden itibaren, 24.280,00TL’sinin ıslah tarihi olan 11/05/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş olup, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları, hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal
2012/22318-28909
veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davaya konu taşınmaz bir işyeri olup, davacının bu işyerini ticari maksatla edindiği anlaşılmaktadır. Satıcı davalı ise ticari amaçla alıcıya işyerini satan taraftır. Uyuşmazlık alıcı ile satıcı davalı arasında mal satışından kaynaklanmakta olup, yanlar arasında her iki taraf açısından ticari gayeyle gayrimenkul satışına ilişkin bir sözleşme olduğu, taraflardan hiçbirinin yasanın tanımladığı anlamda tüketici sıfatını hazi olmadığı böylece taraflar arasındaki ilişkinin 4077 sayılı yasa kapsamında kalmadığı anlaşılmaktadır.
4077 sayılı Yasanın 23.maddesinde bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağı öngörülmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında olmadığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi değil genel mahkemeler görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak da söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece genel mahkeme sıfatıyla davaya bakılması gerekirken yazılı şekilde tüketici mahkemesi sıfatıyla yargılama yapılması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Birinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.