Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/23050 E. 2012/24540 K. 01.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/23050
KARAR NO : 2012/24540
KARAR TARİHİ : 01.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı vekili, davalının … Eczanesi’nin sahibi olup, müvekkili şirketten bir kısım mallar sipariş ettiğini, sipariş edilen malların 33.009,67 TL bedelli, 10.09.2009 gün ve 260508 nolu fatura düzenlenmek suretiyle davalıya teslim edildiğini, ancak davalının söz konusu malları iade ettikleri gerekçesiyle bedellerini ödemediğini belirterek 32.557,00TL’nin 31.10.2009 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalından tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesi, davalıya tebliğ edilmeden mahkemece, dosya üzerinden dava dilekçesinin 6100 sayılı HMK’nun 119/1-g maddesinde belirtilen şartları taşımadığı gerekçesiyle aynı Kanun’un 119/2 maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)’nun “Dava Dilekçesinin İçeriği” başlıklı, 119.maddesinde;
“…(1) Dava dilekçesinde aşağıdaki hususlar bulunur:
a)Mahkemenin adı.
b)Davacı ile davalının adı, soyadı ve adresleri.
c)Davacının Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası.
ç)Varsa tarafların kanuni temsilcilerinin ve davacı
Vekilinin adı, soyadı ve adresleri.
d)Davanın konusu ve malvarlığı haklarına ilişkin davalarda, dava konusunun değeri.
e)Davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetleri.
f) İddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği.
g)Dayanılan hukuki sebepler.
ğ)Açık bir şekilde talep sonucu.
h)Davacının, varsa kanuni temsilcisinin veya vekilinin imzası.
(2)Birinci fıkranın (a), (d), (e), (f) ve (g) bentleri dışında kalan hususların eksik olması hâlinde, hâkim davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre verir. Bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması hâlinde dava açılmamış sayılır.” hükmüne yer verilmiştir.
Mahkemenin kararına gerekçe yaptığı, anılan maddenin “g” bendinde dava dilekçesinde dayanılan hukuki sebeplerin gösterilmesi düzenlenmiştir. Hukuki sebepler, davacının talep sonucunu haklı göstermek için dava dilekçesinde bildirmiş olduğu vakıaların (olayların) hukuki niteliğidir.
HMK’nın 33.maddesine göre hakim “Türk hukukunu” resen uygulamak zorundadır. Öteki deyişle hakim, davacının dava dilekçesinde bildirdiği vakıalara uygulanacak hukuk kuralını (kanun hükmünü) bulup uygulamak, bu vakıaların hukuki niteliğini (hukuki sebebini) belirlemek, Türk kanunlarını kendiliğinden uygulamakla yükümlüdür. İşte bu nedenle hakim, tarafların dilekçe ve layihalarında bildirdikleri hukuki sebeplerle bağlı olmayıp, vakıaların hukuki sebebini kendiliğinden araştırır ve belirler. Yargıtay’ın yerleşik içtihatları da bu yöndedir.
Somut olaya gelince, yukarıda da ayrıntılı şekilde belirtildiği üzere, davacı vekili, dava dilekçesinde açıkça davalı ile aralarında satım akti bulunduğunu, kendi üzerine düşen edimi yerine getirmesine ve edimin konusu olan malları davalıya teslim etmesine rağmen, davalının kendi üzerine düşen edimi yerine getirmediğini ve malların bedelini ödemediğini belirterek eldeki davayı açmıştır.
Davacı vekili, dava dilekçesinde açıkça dayandığı maddi vakıaları belirtmiştir. Bundan sonra yukarıda da açıklandığı gibi hakim, olaya hangi hukuk kurallarının uygulanması gerektiğini kendisi belirleyecektir.
Öte yandan, bir hakkın kısıtlanması veya ortadan kaldırılması ancak açık bir kanun hükmü ile mümkün olabilir. HMK.nın 119.maddesinin “g” bendinde eksiklik bulunması
halinde “davanın açılmamış sayılacağına” ilişkin açık bir düzenleme bulunmamaktadır.
Bu durumda, mahkemece tarafların tüm delilleri toplanıp, birlikte değerlendirilmek suretiyle, işin esasının incelenmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 06.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.