Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/23252 E. 2012/29550 K. 25.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/23252
KARAR NO : 2012/29550
KARAR TARİHİ : 25.12.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, avukat olduğunu, davalılardan …’in vekili olarak diğer davalıya karşı icra takibi başlatıp, itiraza uğrayan takip nedeniyle itirazın iptali davası açtığını, açılan davanın … lehine sonuçlandığını, hükmün Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğini, ancak daha sonra davalıların anlaşarak sulh olduklarını, gerek icra takip dosyası ve gerekse itirazın iptaline ilişkin olarak takip ettiği dosyalar yönünden ücretinin ödenmediğini, ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle şimdilik 15.000 TL’nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın davalı … yönünden husumetten reddine, davacının davalı … yönünden açtığı davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 13.729,99 TL’nin 3.1.2009 takip tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının 3.1.2009 tarihli yazılı ücret sözleşmesi ile davalı … için açılan icra takibi ve itirazın iptali davasında davalı vekili olarak hizmet verdiği, hüküm verildikten sonra tarafların sulh olması sonucu icra takip dosyasından tahsilat yapılamadığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Avukatlık Kanunu madde 165 ”iş sahibinin birden çok olması halinde bunlardan her biri, sulh veya her ne suretle olursa olsun taraflar arasında anlaşmayla sonuçlanan ve takipsiz bırakılan işlerde her iki taraf avukat ücretinin ödenmesi hususunda müteselsil borçlu sayılırlar. ”hükmünü içermektedir. Davacının takip ettiği davada tarafların haricen sulh olmaları sonucu takibin feragatle sonuçlandığı ve alacağın davalı tarafından haricen tahsil edildiği dosya içerisinde bulunan 10.11.2010 tarihli “feragat ve ibraname” başlıklı belgenin incelenmesinden anlaşılmaktadır. Hâl böyle olunca mahkemece, davalı … yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.