YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/23437
KARAR NO : 2012/26028
KARAR TARİHİ : 20.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı tarafından kendisinden alınan yakıtları gösterir, araç plakalarının bulunduğu, yazılı ve borçlu yanın imzasını taşıyan yakıt makbuzlarına dayanarak icra takibi başlattığını ancak davalının takibe haksız itiraz ettiğini iddia ederek, itirazın iptali ile davalının %40 dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.
Davalı, Yazıcı Turizm Şti’nin servis şoförlüğünü yaptığı sırada şirket adına mazot aldığını, husumet ehliyetinin olmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı tarafça temyiz edilmiştir.
Davacı, davalının imzasını taşıyan yakıt makbuzlarından davalıyı sorumlu tutmuş, davalı da yakıtların şirket şoförü sıfatıyla alındığını belirtilerek husumet itirazında bulunmuştur. Hemen belirtmek gerekir ki, kural olarak bir hakkı dava etme yetkisi o hakkın sahibine ait olup, buna aktif husumet denilir. Bir hakkın kendisinden istenebilecek durumunda olan yani hakka uymakla yükümlü kişi ise borçlu kişi olup, buna da pasif husumet denilir. Bir davada gerek aktif ve gerekse pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı mahkemece öncelikle ve resen gözetilecek hususlardandır ve şayet husumet ehliyeti yok ise, dava bu sebep ile reddedilir. Davalı, takibe konu yakıt makbuzları altındaki imzasını inkar etmemiş ancak bahse konu yakıtları
çalıştığı şirket şoförü sıfatıyla aldığını belirtmiştir. Dosya içerisinde bulunan yakıt makbuzları incelendiğinde, her bir makbuzda şirket kaşesinin vurulmuş olduğu anlaşılmaktadır. Yine dosyada mevcut bulunan ve davalı ile dava dışı İhsan Oturan’la şirket arasında imzalanan 24.9.2009 tarihli sözleşmede de, davalıya ait aracın ihbar olunan şirkete kiraya verildiği ve servis hizmetinde kullanıldığı, yakıt giderlerinin kiralayan tarafından karşılanacağının kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Öte yandan ihbar olunan…… Şti’de aksi yönde bir beyanda bulunmamıştır. Bu durumda davalının şirket adına yakıt satın aldığı ve makbuzları imzaladığı anlaşılmaktadır. Öyle olunca, davalıya yönelik açılan davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün, davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 1.015.40 TL harcın istek halinde iadesine, 20.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.