Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/23609 E. 2012/23075 K. 12.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/23609
KARAR NO : 2012/23075
KARAR TARİHİ : 12.10.2012

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki muarazanın giderilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacı,….16820 ada 2 parsel C blok 23 no.lu bağımsız bölümde bulunan dairesine su abonesi olabilmek için yüklü miktarda kanal katılım ve şebeke bedeli istendiğini belirterek kanal katılım ve şebeke bedeli ödemeksizin abone yapılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, davalının 249.76 TL.den sorulu olduğunun tespitine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafça temyiz edilmiş, mahkemenin 24.04.2012 tarihli ek kararı ile miktar itibariyle kararın kesin olduğu gerekçesiyle temyiz talebinin reddine karar verilmiş, ek karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, kanal katılım ve şebeke bedelinden sorumlu olmadığının tespiti ile abonelik tesisi istemine ilişkin olup, mahkemece davacının 249,76 TL.den sorumlu olduğuna dair verilen kararın kesin olduğundan söz etmek mümkün değildir. Bu nedenle mahkemenin 24.04.2012 tarih ve 2011/1127 esas 2011/1255 karar sayılı temyiz isteminin reddine ilişkin kararının kaldırılması ve işin esasının incelenmesi gerekir.
2-Uyuşmazlık, davacının satın aldığı konuta su abonesi olmak için kanal katılım payı ödemekle yükümlü olup olmadığı konusundadır.
2012/23609-23075
2464 Sayılı Belediye Gelirleri Kanununun Kanalizasyon Harcamalarına Katılma Payı başlığı altında 87.maddesi “Belediyelerce ve belediyelere bağlı müesseselerce, aşağıdaki şekilde kanalizasyon tesisi yapılması halinde, bunlardan faydalanan gayrimenkullerin sahiplerinden, kanalizasyon harcamalarına katılma payı alınır:
a)Kanalizasyon tesisi yapılması,
b)Mevcut tesislerin sıhhi ve fenni şartlara göre ıslah edilmesi iki ve daha fazla yol kenarında bulunan gayrimenkuller hangi yoldaki kanalizasyona bağlanmış ise, payın hesabında yola ait kanalizasyon giderleri nazara alınır.” düzenlemesi getirmiştir. Aynı yasanın 88.maddesi su Tesisleri için 87.maddeye paralel bir düzenleme öngörmüştür.
Bu yasa maddesine dayalı olarak çıkarılan ASKİ Tarifeler Yönetmeliğinin 39.maddesinde de gerek yeni bir kanalizasyon tesisi yapılması ve gerekse mevcut tesisin ıslahı durumunda taşınmaz sahiplerinden katılma payı alınacağı öngörülmüş; bunun belli bir oranının inşaat ruhsatı alınma aşamasında avans olarak tahsil edileceği, bakiyesinin de su aboneliği aşamasında bina değeri esas alınmak ve %2 oranını geçememek üzere tahsil edileceği belirlenmiştir.
Yukarıda belirtilen yasa ve tarifeler yönetmeliği hükümleri birlikte değerlendirildiğinde davalı tarafça yeni kanalizasyon ve içme suyu tesisleri yapılmış veya mevcutların iyileştirilmesi yapıldığı taktirde, tesislerin hizmet edeceği saha dahilindeki gayrimenkul sahiplerinden yönetmelikte belirlenen ilkelere göre su ve kanalizasyon tesisleri katılım payı talebe hakkı vardır. Ancak bu katılım payı davalı tarafça hizmet götürülmesi koşuluna bağlı olarak alınır. Bu durumda hizmet götürüldüğünün davalı tarafça kanıtlanması halinde davacı katılım payının yüklenici veya kendisi tarafından ödendiğini kanıtlamakla yükümlüdür.
Davacı su abonesi olabilmek için yüklü miktarda kanal katılım ve şebeke bedeli istendiğini, bu bedelin haksız olduğunu belirterek bu bedeli ödemeksizin abone yapılması istemiyle eldeki davayı açmıştır. İnşaat mühendisi Kubilay Tatar tarafında düzenlenen bilirkişi raporuna göre, davacının 249,76 TL kanal katılım ve şebeke bedeli ödemesi gerektiği belirlenmiş, mahkemece bu rapor esas alınarak davacının 249,76 TL.den sorumlu olduğunun tespitine karar verilmiştir. Oysa aynı yerle ilgili olarak Dairemizin 2012/ 20374 esas sayılı dosyasında mimar bilirkişi Sümer Demir tarafından davacının 4.240,77 TL. kanal katılım ve şebeke bedeli ödemesi gerektiği belirlenmiştir. O halde mahkemece bilirkişi raporları arasındaki farklılığın neden kaynaklandığı, davacının ödemesi gereken miktarın tespiti hususunda yeni bir bilirkişi incelemesi yapılarak, sonucuna uygun bir karar 2012/23609-23075
verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle, mahkemenin 24.04.2012 tarih ve 2011/1127 esas 2011/1255 karar sayılı temyiz isteminin reddine ilişkin kararının kaldırılmasına ve işin esasının incelenmesine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.