Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/24962 E. 2012/28074 K. 06.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/24962
KARAR NO : 2012/28074
KARAR TARİHİ : 06.12.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddiene yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 2.75 TL kalan harcın temyiz edenden alınmasına, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 6.12.2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
(muhalif) (muhalif)

MUHALEFET ŞERHİ
Yabancı uyruklu olan davacının Türkiye’ye geldiğinde kullanmak üzere bir araç alması için 28.10.2009 tarihinde davalıyı vekil tayin ettiği, 10.08.2009 ila 04.12.2009 tarihleri arasında Western Union havale yöntemiyle davalıya değişik tarihlerde ve muhtelif miktarlarda Euro gönderdiği konusunda taraflar arasında ihtilaf yoktur. Uyuşmazlık
2012/24962-28074
paranın, vekil eden davacının davalı-vekile vekalet ilişkisi kapsamında mı gönderildiği yoksa davalının savunmasında belirttiği üzere ödünç sözleşmesi kapsamında davacıya verilen borç para mı olduğu bu bağlamda ispat yükünün havale gönderen davacıya mı yoksa gönderilen paranın bir borç ödemesi olduğunu iddia eden davalıya mı ait olduğu noktasında toplanmaktadır. Mahkemece; davalının savunması gerekçeli inkar olarak değerlendirilmiş ispat yükünün davacıda olduğu kabul edilerek yemin deliline de başvurulmadığından davacının davasının reddine karar verilmiştir.
Kanımızca maddi olay vekalet hükümleri çerçevesinde çözülmelidir. Bilindiği üzere vekâlet sözleşmesi karşılıklı güvene dayanan, içerisinde karşılıklı hak ve yükümlülükler barındıran bir sözleşmedir. Sözleşmenin en önemli unsurları arasında; vekilin talimata uygun hareket etme borcu, özen borcu ve hesap verme borcu gelmektedir. 818 sayılı BK’nın 392/1. madde hükmü uyarınca, müvekkilin istemi halinde vekil, vekâlet sözleşmesi konusu olan ve yapmış bulunduğu işin hesabını ona vermek durumundadır. Bu borç, sözleşmenin kurulması ile doğar ve mutlak surette sözleşmenin ifasına bağlı değildir, halin icabına göre sözleşmenin sona ermesinden sonra da devam edebilir. Buna göre vekil, talep üzerine veya talep olmaksızın yaptığı işin hesabını vermeye ve müvekkili nam ve hesabına edindiği her şeyi iade etmeye, iade edinceye kadarda almış olduğu şeyleri saklamaya zorunludur.
Somut olayda her iki yanın kabulünde olduğu üzere taraflar arasında vekalet ilişkisine dayalı sözleşme kurulmuş olup paranın bu ilişki içerisinde gönderildiğinin kabulü gerekmektedir. Hemen ifade edelim ki; Yargıtay uygulamasında kararlılık gösteren ölçüye göre ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı iddia ve savunmada bulunan tarafa aittir. Davacının davalıya gönderdiği paranın araba alımı için verilen vekaletname kapsamında gönderilen bedel olduğu konusunda davacı yararına fiili karine vardır, bu karinenin yani normal durumun aksini iddia eden davalı ispat külfeti altındadır. Davalının hesabına gelen paranın davacıya verilen bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığını davalı kanıtlamalıdır. Bu nedenle ispat yükünü tersine çeviren çoğunluğun düşüncesine ve kararın bu nedenle bozulması gerekirken aksine fikirle onanması yönündeki sayın çoğunluğun kararına katılmıyoruz.