Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/25434 E. 2012/24474 K. 01.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/25434
KARAR NO : 2012/24474
KARAR TARİHİ : 01.11.2012

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan gelen olmadığından incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalı müteahhitten B Blok 13 numaralı daireyi 25.8.2008 tarihinde 1/480 pay olarak 45.000 TL bedelle satın aldığını, inşaatın yeni olmasına rağmen bir kısım eksiklik ve onarım ihtiyacı bulunduğundan dairede birtakım tadilat ve tamiratlar yaptırdığını, 4.9.2008 tarihinde daireye gittiğinde kilidin değiştirildiğini gördüğünü, daireye giremediğini, davalının daireyi başkasına sattığını öğrendiğini ileri sürerek, 25.8.2008 tarihli tapu satış sözleşmesinin iptaline, tapunun iptali ile davalı adına tesciline, fazlası saklı kalmak üzere daire bedelinden şimdilik 45.000 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacıya hisse devrini yaparak daireyi oturmaya elverişli şekilde teslim ettiğini, daha sonra kimlerin ne şekilde tasarrufta bulunduğunu bilmediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalının arsa payı tapusunu 25.8.2008 tarihinde davacıya devrettiği dosya kapsamından anlaşılmakta olup bu husus taraflar arasında da çekişmesizdir. Davacı dava
dilekçesinde, dava konusu dairede birtakım tadilat ve tamiratlar yaptırdığını, 4.9.2008 tarihinde daireye gittiğinde kilidin değiştirildiğini gördüğünü belirtmiştir. Davacının bu beyanına göre daireyi teslim aldığının kabulü gerekir. O halde davalı teslim mükellefiyetini yerine getirmiştir. Öyle olunca davalının sorumluluğu kalmadığına göre mahkemece davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 1.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.