Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/2709 E. 2012/17371 K. 04.07.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2709
KARAR NO : 2012/17371
KARAR TARİHİ : 04.07.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davalı … yönünden davanın kabulüne diğer davalı … hakkındaki davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, kardeşleri olan davalıların muris babalarının 1994 yılında vefatından sonra mirastan pay almaması karşılığında kendisine müstakil ortalama standartlarda bir ev yaptırmaları hususunda anlaştığını muris babasından gelen miras haklarını davalılara devretmesine rağmen davalıların anlaşmaya uymadığını ileri sürerek şimdilik 70.000.00.TL’ nın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı …, açılan davayı kabul etmiştir.
Davalı …, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalı … yönünden davanın kabulüne, davalı … yönünden davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, kardeşleri olan davalıların muris babalarının 1994 yılında vefatından sonra miras haklarını devretmesine rağmen kendisine vaat edilen müstakil ortalama standartlarda bir ev yaptırmadığını ileri sürerek ev bedelinin tahsilini talep etmiştir. Davalı …, diğer davalı … ile birlikte muris babalarının mirasından pay almaması karşılığında
davacıya müstakil ortalama bir ev yaptıracakları söylediklerini, davacının mirastaki payını almamasına rağmen verdikleri sözü yerine getiremediklerini sadece davalı …’ in 10.000.Mark ödediğini ancak bunun bir ev bedeli yapmadığını belirterek açılan davayı kabul etmiştir. Davalı … ise, aralarında yazılı bir sözleşme olmadığını söyleyerek davanın reddini dilemiştir. Yargılama sırasında davalı …, 14.10.2010 ‘tarihli celsede, 10.000.Mark’ a ilaveten babasından kalma bir arsa verilmesini kabul ettiğini beyan etmiş, yine aynı yönde 13.01.2011 tarihli celsede davalı … vekili, taraflar arasında davacının miras hakkından vazgeçmesi karşılığında davacıya 1O.OOO.DM ve arsa verilmesi hususunda anlaşma olduğunu ve 1O.OOO.DM’ ın davalı … tarafından ödendiğini beyan etmiştir. Bunların yanı sıra taraflar arasında kardeşlik bağının varlığı nedeniyle HUMK.’ nun 293.maddesinin 1. bendi uyarınca davacının iddiasını tanıkla ispatlama olanağı bulunduğu da dikkate alınarak yargılama sırasında dinlenen tarafların annesi …, davalı …’ in eşi …, davacının eşi … ile tarafların dayısı …’ nin beyanları bir bütün halinde değerlendirildiğinde, davacının muris babasından gelen miras haklarını davalılara devretmesi karşılığında standart ölçülerde müstakil bir ev alınması bunun mümkün olmaması durumunda da 10.000. DM ile bir adet arsa verilmesi hususunda anlaştıkları bu anlaşma ile ilgili olarak sadece davalı … tarafından 1O.OOO.DM ödendiği dosya kapsamı ile sabittir. O halde mahkemece, taraflarca yapılan anlaşmaya göre davacıya verilecek anlaşma kapsamından bir adet evin değeri bulunarak bu değerden davalı … tarafından ödenen 1O.OOO.DM düşülerek bakiye bedelin tahsiline karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle davalı … yönünden davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereğince hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 4.7.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.