Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/2735 E. 2012/17372 K. 04.07.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2735
KARAR NO : 2012/17372
KARAR TARİHİ : 04.07.2012

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de dava miktar itibariyle duruşmaya tabi olmadığından bu isteğin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, müteahhit olan davalının yaptığı binadan bir adet bağımsız bölümü satış sözleşmesi ile 700.000.00.TL’ ya satın aldığını, dairenin en geç 30.06.2009 tarihinde teslim edileceğinin davalı tarafından taahhüt edildiğini ancak taşınmazın bu tarihten sonra 28.09.2009 tarihinde eksikliklerle teslim edildiğini, aralarındaki sözleşmeye göre bu gecikme ile ilgili olarak dairenin KDV hariç satış bedeli üzerinden aylık binde 5 oranında gecikme cezası ödenmesi gerektiğini ileri sürerek toplam 10.500.00.TL’ nın davalıdan tahiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Her ne kadar Mahkemece, taraflar arasında yapılan harici sözleşmenin 5. maddesinde bağımsız bölümün teslimi için alıcı tarafından taşınmaz bedeli dahil yüklenen tüm edimler ve bedelleri ödenmediği takdirde teslim yapılmayacağı gibi 6.9 son maddesinde ise abonelik işlemleri ile ilgili her türlü masrafın alıcıya ait olacağı belirtildiğinden 28.09.2009 tarihinde daireyi teslim alan davacının ödemesi gereken elektrik, su ve jeotermal bağlantı bedelleri olan 8.060.00.TL’ yı 1 gün sonra ödemesi nedeniyle BK.’ nun
81.maddesi gereğince davanın reddine karar verilmiş ise de; alıcı davacı tarafından ödenmesi gereken elektrik, su ve jeotermal bağlantı bedellerinin ödenmesi ile ilgili olarak davalı satıcı tarafından daha önceden temerrüde düşürüldüğü dosya kapsamı itibariyle kanıtlanamamıştır. Dosyada mevcut ve taraflar arasında itiraza uğramayan, harici olarak düzenlenen satış sözleşmesi ve ödeme şartlarına göre davalıya satılan bağımsız bölümün en geç 30.06.2009 tarihinde teslim edileceği kararlaştırılmıştır. İfa (ödeme) günü gelmiş olan borç “muaccel” olmuş bir borç demektir. Vade olarak belirli bir gün veya belirli bir süre öngörülmüş olabilir. İşte taraflar arasındaki ödeme şartlarındaki dairenin tesliminin en geç 30.06.2009 tarihinde yapılacağı sözü de vadenin belirli bir gün olarak muayyen ve kesin olarak belirlendiğine örnek oluşturur. Kesin vadeli akitlerde ifa kararlaştırılan tarihte veya zaman içinde vuku bulmazsa ihtara ve süre tayinine artık gerek görülmez. Vadenin gelmesi alacağı muaccel hale getirir ve borçlu ifa ile yükümlü olur. Bu açıklamalar ışığında somut olayda, satıma konu daireyi sözleşmede tayin edilen kesin vade içinde davalının teslim etmediği ve böylece ifanın geciktirilmiş olmasından dolayı davalının temerrüdünün oluştuğu anlaşılmıştır. O halde, mahkemece davalının sözleşmeye aykırı davranması nedeni ile davacının geç teslimden dolayı uğradığı zararın tesbit edilerek hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yanlış gerekçe ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 4.7.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.