YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2745
KARAR NO : 2012/6432
KARAR TARİHİ : 15.03.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalı tarafından kendisine gönderilen 06.02.2009 tarihli yazı ile 9.358,04 TL elektrik faturasının ödenmesinin istendiğini, abonelik adresinin köyde olup köyde bu miktarda bir elektrik tüketiminin söz konusu olamayacağını bildirerek borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
Davalı, davacının elektrik sayacının çalışmadığının tespit edildiğini, sayacın arızalı olduğu tarihler arasında abonenin yeni sayacının ilk iki dönemi baz alınarak 1619 günlük kıyas tahakkuku yapıldığını bildirerek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Dava konusu elektrik aboneliğinin işyerine ait olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Abonelik işyerine ait olduğundan tüketici yasası kapsamına girmemektedir. Bu haliyle taraflar arasındaki davanın tüketici mahkemesinde görülmesi doğru olmayıp, 2012/2745-6432
genel mahkeme görevlidir. Öyle olunca, mahkemece Genel Mahkeme sıfatıyla ve genel hükümlere göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle kararın davalı yararına BOZULMASINA, 2. bentte gösterilen nedenle davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 15.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.