YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/28724
KARAR NO : 2013/13597
KARAR TARİHİ : 23.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı şirketlerin vekili olarak davalar açtığını, takipler yaptığını ancak haksız yere azledildiğini ileri sürerek, vekalet ücreti alacağı, danışma ücreti alacağı ve yaptığı masraflar için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 7.000-TL’nin tahsilini istemiştir.
Davalılar, azlin haklı olduğunu savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile, 2.500,24-TL vekalet ücreti alacağının … Oto A.Ş yönünden 16.12.2007 tarihinden itibaren davalı… San. A.Ş yönünden de taleple bağlı kalınarak 03.03.2008 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Davacı, davalı şirketin vekili olarak davalar açtığını, takipler yaptığını ancak haksız yere azledildiğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Davalılar, davacı ile 10.000-TL karşılığında anlaştıklarını, bu meblağın kendisine ödendiğini ancak davacının haklı bir neden olmadan birbirini takip eden duruşmalara katılmadığını, hiçbir takipte imza itirazı ile birlikte yetki itirazında bulunmadığını, lüzumsuz harcamalar yaparak zarara neden olduğunu, süresinde itiraz edilmemesi nedeniyle kesinleşen takipler nedeniyle işyerlerinde hacizler yapıldığını, azlin haklı olduğunu savunarak davanın reddini dilemişlerdir. Davaya konu azil nedenleri hakkında davalılar davacıyı Baro Başkanlığına şikayet etmiş, … Barosu Disiplin Kurulu Başkanlığı’nın
2012/28724 – 2013/13597
30.04.2012 tarihli kararı ile davacı avukatın boş çekler için iptal davası açtığı, icra takiplerinde yetki itirazında bulunmadığı, bu hali ile müvekkilini zarara uğrattığından bahisle kınama cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Mahkemece, 14.03.2009 tarihli bilirkişi raporu ve ek raporu hükme esas alınarak azlin haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne hükmedilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dosyalara ilişkin masrafların ve yatırılması gereken teminatların davalılar tarafından davacıya verilmemesi nedeniyle davacı avukatın azil olayında hiçbir kusurunun bulunmadığı, azlin davacı avukatın sorumluluğu dışındaki olaylar nedeniyle gerçekleştiği ve haksız olduğu mütalaa edilmiştir. Ne var ki bilirkişi raporunda davalılar tarafından öne sürülen diğer azil nedenleri hakkında bir değerlendirme yapılmamıştır. Hal böyle olunca bu bilirkişi raporu ve ek raporu hüküm kurmaya elverişli ve yeterli değildir. Bu durumda mahkemece, davalılar tarafından ileri sürülen diğer azil nedenleri de tartışılarak ve davacı avukat hakkında verilen disiplin cezası da gözetilerek azlin haklı olup olmadığının değerlendirilmesi ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, (2) nolu bentte gösterilen nedenle tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 23.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.