Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/2882 E. 2012/6052 K. 12.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2882
KARAR NO : 2012/6052
KARAR TARİHİ : 12.03.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacı, alacağının sözleşmeye dayalı şifahi alacak olduğunu davalıların borçtan müteselsil olarak sorumlu olduklarını davalıların borçlarını ödemediklerini ve … 2. İcra Müdürlüğünün 2009/11212 esas sayılı dosyasında yapılan icra takibine haksız olarak itiraz ettiklerini ileri sürerek itirazın iptaline, %40 inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalılara usulüne uygun dava dilekçesi teblig edilmesine ragmen duruşmaya katılmamış ve beyanda bulunmamışlardır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, itirazın 25.000.00 TL üzerinden iptaline takibin bu miktar üzerinden kaldığı yerden devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarfından temyiz edilmiştir.
İcra ve İflas Kanunu’nun 67.maddesinin 2.fıkrası hükmünce,icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun 2012/2882-6052
tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. Açıklanan yasal kuralların ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde, kabul edilen asıl alacak miktarı üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece yanlış değerlendirme sonucu, alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle bu istemin reddedilmiş olması bozma nedenidir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK. nun 438/7. maddesi gereğidir.
SONUÇ:Yukarda açıklanan nedenlerle kararın ‘Hüküm’ başlıklı bölümünün 3’üncü paragrafında bulunan (Talep edilen %40 icra inkar tazminatına alacağınvarlığı yargılamayı gerektirdiği anlaşılmakla hükmedilmesine yer olmadığına) sözlerinin tümüyle karardan çıkarılarak yerine, (25.000.00 TL alacağın %40’ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine) sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 12.3.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.