YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2886
KARAR NO : 2012/6057
KARAR TARİHİ : 12.03.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalıya üzüm sattığını davalının borcunu ödemediğini … İcra Müdürlüğünün 2010/192 esas sayılı dosyasında yapılan icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, %40 inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, 8.000.00 TL bakiye borcu kabul ederek dogal afet nedeniyle indirim yapıldığını bu nedenle kabul gibi davanın karara baglanmasını dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, itirazın iptaline takibin kaldığı yerden devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarfından temyiz edilmiştir.
İcra ve İflas Kanunu’nun 67.maddesinin 2.fıkrası hükmünce,icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü 2012/2886-6057
zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. Açıklanan yasal kuralların ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde, kabul edilen asıl alacak miktarı üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece yanlış değerlendirme sonucu, alacağın sözleşmeye dayandığı,ürün zararı yönünden uyuşmazlık bulunduğu ve alacağın likit olmadığı gerekçesiyle bu istemin reddedilmiş olması bozma nedenidir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK. nun 438/7. maddesi gereğidir.
SONUÇ:Yukarda açıklanan nedenlerle kararın ‘Hüküm’ başlıklı bölümünün (2) no’lu bendinde bulunan, (Dava konusu alacak yargılanmayı gerektirdiğinden icra inkar tazimantı talebinin reddine) sözlerinin tümüyle karardan çıkarılarak yerine, (Asıl alacak 24.000.00 TL’nin %40’ı oranında icra inkar tazminnın davalıdan alınarak davacıya verilmesine) sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 12.3.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.