YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2903
KARAR NO : 2012/8627
KARAR TARİHİ : 29.03.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı şirket, davalı abonenin tüketmiş olduğu elektrik bedelini ödemediği gibi yapılan icra takibine de haksız olarak itiraz edildiğini bildirerek itirazın iptali ile inkâr tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, takibin 34.478,27 TL asıl alacak üzerinden devamına, gecikme zammı ve KDV’ye ilişkin taleplerin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, abonelik sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup, davacı davaya konu abonelik sözleşmesi nedeniyle ödenmeyen fatura bedellerine ilişkin asıl alacak miktarının yanında, fatura bedellerine son ödeme tarihlerinden itibaren işletilen gecikme zamlarının tahsilini de talep etmiştir. Ne var ki dava konusu aboneliğe ilişkin sözleşmede gecikme zammı uygulanacağına dair bir hüküm bulunmamaktadır. Davacı, ticari esaslara göre faaliyet göstermek üzere kurulmuş bir kurum olup, dava konusu elektrik bedellerine ilişkin alacak da, amme alacağı sayılmadığı gibi, geç ödenmesi halinde 6183 sayılı yasada yer alan gecikme 2012/2903-8627
zammının uygulanacağına dair herhangi bir yasal düzenleme de bulunmamaktadır. Bu nedenle davacı, ancak bu konuda bir kararlaştırmanın bulunduğunu ispat ettiği takdirde, dava konusu ödenmeyen fatura bedeli alacaklarına 6183 sayılı yasada öngörülen oranlarda gecikme zammı uygulanmasını isteyebilir. Aksi durumda ise, fatura bedellerine son ödeme tarihlerinden itibaren ancak yasal faiz uygulanmasını talep edebilir. Davacı bu durumu ispat edemediği gibi sözleşmede de böyle bir hüküm bulunmamaktadır. O halde Mahkemece, açıklanan hususlar göz önünde bulundurularak, davacının “çoğun içinde azı da vardır” kuralı gereği yasal faiz talep edebileceği nazara alınarak, yasal faize hükmedilmesi gerektiği halde, aksine düşünce ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda 1.bent gereğince davalının bütün, davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda dökümü yazılı 1.536,00 TL kalan harcın davalıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, 29.3.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.