Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/29320 E. 2012/29186 K. 20.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/29320
KARAR NO : 2012/29186
KARAR TARİHİ : 20.12.2012

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı; davalı bankadan 2005 yılında konut kredisi kullandığını ve bu krediyi yapılandırdığını, bu işlemler nedeni ile tarafından toplam 4.000,00 TL masraf kesildiğini belirterek, haksız alınan bu bedelin iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulüne, 773,00TL’nin dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş hüküm davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı eldeki dava ile; kredi sözleşmesi nedeni ile kendisinden tahsil edilen toplam bedelin 4.000 TLY olduğunu belirterek alınan bedelin iadesini istemiş olup, mahkemece bilirkişi raporuna atıf ile davacıdan kredi tahsis işlemi esnasında alınan dosya masraflarının iadesine karar verildiği, yapılandırma ücreti altında tahsil edilen bedellerin de iadesi gerektiği belirtilmekle birlikte bu hususa ilişkin olarak hüküm tesis edilmediği anlaşılmaktadır.
HUMK.nun 388/son maddesi gereğince hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenilen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Yine aynı kanunun 389 maddesinde de, hüküm kısmında iki tarafa yükletilen hak ve borçların tereddüte yer vermeyecek şekilde belirtilmesi zorunluluğu tekrarlanmıştır. Bu hali ile verilen karar HUMK.nun 388.maddesine uygun değildir. Mahkemece davacının tüm talepleri bakımından yukarıda açıklandığı şekilde ayrı ayrı, HUMK.’nun 388. maddesine uygun olarak hüküm kurulmamış olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacı ve davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, 2.bentte açıklanan nedenle davacı ve davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 46.00 TL temyiz harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 20,12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.