Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/3055 E. 2012/29972 K. 26.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3055
KARAR NO : 2012/29972
KARAR TARİHİ : 26.12.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat Turan Şat geldi, karşı taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davaya konu 139.000.00.m2 arsayı 29.12.1998 tarihinde ihale ile davalı TOKİ’ nin eski adı olan Arsa Ofisinden satın aldığını, arsanın bulunduğu Köy Muhtarlığının 31.07.2001 tarihinde bu yerin köy merası olduğu iddiası ile tapu iptal ve tescil davası açtığını ve yapılan yargılama sonucunda taşınmazın mera olarak tesciline karar verildiğini ve verilen bu kararın 08.03.2006 tarihinde kesinleştiğini, 2006 yılında davalı TOKİ’ ye müracaat ederek mağduriyetlerinin giderilmesi ve emsal değerde arsa verilmesini istemesi üzerine davalı TOKİ’ nin … Valiliğinden emsal olabilecek taşınmazların mera vasfının kaldırılmasını talep ettiğini, yapılan işlemlerden sonra 28.07.2008 tarihinde davalı TOKİ tarafından davaya konu taşınmazın kendisine yeniden satış yapılarak tapudan devredildiğini fakat komşu parselde davalı TOKİ adına yapılan inşaattan çıkarılan hafriyatın, inşaatın yüklenicisi olan davalı … şirketi tarafından davaya konu taşınmaz üzerine dökülerek kullanılmaz hale getirildiğini ileri sürerek arsanın eski hale getirilmesi ve hafriyatın kaldırılması için şimdilik 15.000.00.TL’ nın davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.Davalı TOKİ, diğer davalı şirket ile aralarında davaya konu taşınmaza komşu parselde anahtar teslimi inşaat yapılması için eser sözleşmesi imzaladıklarını, inşaat nedeniyle doğacak tüm sorumluluğun davalı şirkete ait olduğunu, davaya konu taşınmaza hafriyat dökümü ile ilgili diğer davalı ile Köy Muhtarlığı arasında yapılan anlaşmadan dolayı kendisine sorumluluk yüklenemeyeceğini ileri sürerek öncelikle husumet olmadığı takdirde esastan davanın reddini dilemiştir.
Davalı … şirketi, davaya konu arsanın davacıya geçmeden önceki maliki olan Köy Muhtarlığı ile yaptığı protokol çerçevesinde hafriyat döküm yerini … Büyükşehir Belediyesinin bu iş ile ilgili yetki verdiği … Spor A.Ş.’ nin gösterdiğini ve bedelini ödeyerek kendisine döküm yeri olarak gösterilen davaya konu taşınmaza hafriyatı döktüğünü, hafriyat döktüğü sırada davacının arsaya malik olmadığını ve davacının arsayı mevcut halini görerek ve bilerek satın aldığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Her ne kadar Mahkemece, “Davacının taşınmazı hafriyat dökülmüş halde yeniden satın almasından dolayı taşıtma bedelini davalılardan isteyemeyeceği” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; Davaya konu 139.000.00.m2 taşınmazın otlak olarak Arsa Ofisi Genel Müdürlüğü adına kayıtlı iken 29.12.1998 tarihli ihale yoluyla satışla davacı adına tescil edildiği, taşınmazın bulunduğu Köy Muhtarlığının 31.07.2001 tarihinde bu yerin köy merası olduğu iddiası ile tapu iptal ve tescil davası açtığı ve yapılan yargılama sonucunda taşınmazın mera olarak tesciline karar verildiği ve verilen bu kararın 08.03.2006 tarihinde kesinleştiği, Yasa ile Arsa Ofisi Genel Müdürlüğünün tüm hak ve yükümlülüklerinin TOKİ’ ye devredildiği, davacı tarafından 19.01.2006 tarihinde davalı TOKİ’ ye yazılı olarak müracaat edildiği ve taşınmazın hukuki sorununun çözülerek iade edilmesi veya emsal değerde arsa verilmesinin istenmesi üzerine davalı TOKİ tarafından 26.01.2006 tarihinde … Valiliğinden aralarında davaya konu taşınmazında bulunduğu birçok taşınmazın mera vasfının kaldırılmasının talep edildiği ve 09.02.2006 tarihli yazı ile de taşınmazın mera vasfının değiştirilerek devir edilmesi için başvuruda bulunulduğunun davacıya bildirildiği, 12.04.2006 – 13.12.2007 tarihleri arasında mera, 13.12.2007 – 04.04.2008 tarihleri arasında … Hazinesi adına kayıtlı arsa, 04.04.2008 – 28.07.2008 tarihleri arasında TOKİ adına kayıtlı arsa olarak kayıtlı taşınmazın 28.07.2008 tarihinde davalı TOKİ tarafından davacıya satış yolu ile devredildiği, taşınmazın mera vasfında olduğu 12.04.2006 – 13.12.2007 tarihleri arasında komşu parselde davalı TOKİ adına anahtar teslimi yapılan inşaattan çıkarılan hafriyatın, inşaatın yüklenicisi olan davalı … şirketi tarafından davaya konu taşınmaz üzerine döküldüğü dosya kapsamı itibariyle sabittir.
4342 sayılı Mera Kanunu’ nun 4. maddesine göre; “Mera, yaylak ve kışlakların kullanma hakkı bir veya birden çok köy veya belediyeye aittir. Bu yerler Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır.” Yine aynı maddenin devamında, “Amaç dışı kullanılmak suretiyle vasıfları bozulan mera, yaylak ve kışlakları tekrar eski konumuna getirmek amacı ile yapılan masraflar sebebiyet verenlerden tahsil edilir.” denilmektedir.
O halde, davaya konu 139.000.00.m2 taşınmazın Arsa Ofisi Genel Müdürlüğü adına kayıtlı iken 29.12.1998 tarihli ihale yoluyla satışla davacı adına tescil edilmesine rağmen taşınmazın mera vasfında olması nedeniyle mahkeme kararı ile tapusunun iptal edilmesinden doğan davacı zararını zapta ve ayıba karşı tekeffül hükümleri gereğince gidermekle yükümlü olan ve zararın tazmini yönünde davaya konu taşınmazı 28.07.2008 tarihinde tekrar davacıya devrederken taşınmazı ilk sattığı hali ile ayıpsız olarak teslim ve devretme yükümlülüğüne aykırı davranan ve yasa ile Arsa Ofisi Genel Müdürlüğünün hak ve yükümlülüklerini devralan davalı TOKİ ile 12.04.2006 – 13.12.2007 tarihleri arasında mera vasfında olan taşınmaza, 4342 sayılı Mera Kanunu’ nun 4. maddesine aykırı olarak komşu parselde davalı TOKİ adına yüklenici firma olarak anahtar teslimi yaptığı inşaattan çıkardığı hafriyatı döken davalı … şirketi, taşınmazın eski haline getirilmesi için gerekli masraflardan dolayı davacıya karşı birlikte sorumludurlar. Buna göre, taşınmazın eski hale getirilmesi yönünde taşınmaza dökülen hafriyatın kaldırılması için gerekli masrafın hesaplanarak davalılardan tahsiline karar verilmesi gerekirken mahkemece, yanlış gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 900,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.