Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/3109 E. 2012/6039 K. 12.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3109
KARAR NO : 2012/6039
KARAR TARİHİ : 12.03.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Kararına İtiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalı bankayla yaptığı 20.07.2007 tarihli sözleşme ile konut kredisi kullandığını, bu kredinin yeniden yapılandırılması için 12.10.2009 ve 16.03.2011 tarihinde iki ayrı başvuruda bulunarak kredinin yeniden yapılandırıldığını, bu yapılandırma sırasında kendisinden ilk başvuruda 1.714 TL, ikinci başvuruda 743 TL kesinti yapıldığını,haksız yapılan bu kesintinin ödeme tarihlerinden itibaren yasal faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Davalı, yapılan kesintinin sözleşme ve bankacılık mevzuatı çerçevesinde yapıldığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalı banka tarafından kredinin yeniden yapılandırılması sırasında sigorta primi ile komisyon ve masraf kesintileri olarak tahsil edilen 2.457,05 TL’nin iadesini istemiş ve bu miktarın alınmasının haksız şart niteliğinde bulunduğunu ileri sürmüştür. Davalı tarafından tahsil edilen dava konusu bu miktarın içerisinde 12.10.2009 tarihinde tahsil edilen 269.20 TL ve 16.03.2011 tarihinde 2012/3109-6039
tahsil edilen 243,05 TL sigorta ücreti de olduğu anlaşılmaktadır. Davalı bankanın kredi borçlusunun hayat sigortası yapılmasındaki asıl amacının kredi borcunun teminat altına alınması olduğu muhakkaktır. Ancak belli bir prim ödeme borcu getirmekle birlikte, hayat sigortası kapsamına alınmasında sigortalının da bir menfaatinin olduğu açıktır. Hal böyle olunca mahkemece ifa edilmiş döneme ilişkin sigorta prim ücretlerini de kapsar şekilde davanın kabulü usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, temyiz olunan kararın (2) numaralı bent uyarınca davalı yararına BOZULMASINA, 12.3.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.