YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3127
KARAR NO : 2012/30032
KARAR TARİHİ : 26.12.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davalı … yönünden davanın kısmen reddine, diğer davalı hakkındaki davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı … avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalılar vekili avukat … geldi, diğer taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı …’in kardeşi, diğer davalının da yeğeni olduğunu, davalıların bir ihtiyacı nedeniyle 17.08.2004’te 3 ay sonra ödenmek üzere …Finansbank hisse senedi ile …ç Holding hisse senedi gönderdiğini, Finansbank’ın lotlarda bedelsiz artış yaptığını ve hisse senetlerinin 81 lota ulaştığını, 81 lot Finansbank hisse senedinin aynen iadesi veya takip tarihi itibariyle ulaştığı değer olan 350.000,00 TL nın tahsili için davalılar hakkında icra takibi yaptığını, davalıların takibe itiraz ettiklerini, davalılarla akraba olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 30 lotun iadesine veya değeri olan 130.000,00 TL nın ödeme tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalıların % 40 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar; dava konusu hisse senetlerinin, davacının, kardeşi Hikmet’e olan 65.000,00 TL borcuna karşılık olarak, elinde nakit olmaması ve bütün paralarının borsada olması Sebebiyle nakit yerine gönderdiği hisse senetleri olduğunu, hisse senetlerinin, o günkü değerleri üzerinden aynı gün paraya çevrilmek üzere kendilerine gönderildiğini, borsada herhangi bir kazanç elde edilmediğini, ayrıca davacının Aralık 2004’te BMW marka araba alacağını söyleyerek kardeşi Hikmet’ten 28.000,00 TL borç istediğini, Hikmet’in banka havalesiyle bu parayı davacıya gönderdiğini, davacı bu parayı iade etmemesi üzerine her seferinde borcuna karşılık verdiği hisse senetlerinin değerinin çok arttığını, tam tersine kendisinin Hikmet’ten alacaklı olduğunu söylediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalı … hakkında açılan davanın reddine, davalı … hakkında açılan davanın kısmen kabulü ile, … İcra Müdürlüğünün takip dosyasına yaptığı itirazın 124.800 TL asıl alacak ile bu alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmek suretiyle iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağın varlığı ve miktarının tespiti yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş hüküm, davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı …’ün aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalılara banka havalesi ile hisse senetleri gönderdiğini iddia etmiş, davalılar ise davacı ile davalı … arasında daha önce var olan borç ilişkisinin varlığı nedeniyle bu borcun ödenmesi için dava konusu hisse senetlerinin gönderildiğini savunmak suretiyle akdi ilişkiyi inkar etmişlerdir. Havale makbuzlarında hisse senetlerinin ödünç olarak gönderildiğine dair bir kayıt da yoktur. Hemen belirtmek gerekir ki, havale bir ödeme vasıtası olup var olan bir borcun ödendiğini gösterir. Bu karinenin aksini havaleyi gönderen şahsın ispat etmesi gerekir. Havale ile gönderilen değerin para olması şart olmayıp, hisse senedi, altın gibi çeşitli vasıtalar da havalenin konusunu oluşturabilir. Davalılar, karz ilişkisini inkar ettiğine göre karz ilişkisinin varlığını davacının kanıtlaması gerekir. Davacı, ibraz ettiği delillerle iddiasını kanıtlayamamıştır. HUMK.’nun 288. maddesi gereğince miktar itibariyle olayda tanık da dinlenemez. Davacı, iddiasını ispat edecek yazılı belge ibraz edememiştir. Ne var ki, davacı, delil listesinde “diğer yasal kanıtlar” demek suretiyle yemin deliline de dayandığını bildirdiğinden, mahkemece davacıya, davalılara yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, aksi düşüncelerle yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereğince temyiz olunan kararın BOZULMASINA, 900,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.