YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3533
KARAR NO : 2012/8419
KARAR TARİHİ : 28.03.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki Tüketici Hakem Heyeti kararına itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan 27.11.2007 tarihinde konut kredisi kullandığını, 900 TL kredi komisyonu ve masraf kesildiğini, 11.09.2009 tarihinde krediyi yapılandırdığını, 1663 Tl kredi komisyonu ve 1108,82 TL erken ödeme cezası kesildiğini, Tüketici Hakem Heyetinin başvurusunu reddettiğini belirterek, … Tüketici Hakem Heyetinin 07.02.2011 tarih ve 2011/316 sayılı kararının kaldırılarak haksız olarak alınan 3671,82 TL.nın iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş,hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, 27.11.2007 tarihinde konut kredisi kullandığını, 11.09.2009 tarihinde krediyi yapılandırdığını belirterek, her iki kredi için ödediği masrafların iadesi istemiyle eldeki davayı açmıştır. Davalı davanın reddini dilemiş, mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 4822 Sayılı Kanunla değişik 6. maddesi ile sözleşmelerdeki haksız şart düzenlenmiş ve “Satıcı ve sağlayıcının tüketiciyle müzakere etmeden, tek taraflı olarak sözleşmeye koyduğu, tarafların sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerinde iyi Niyet kuralına aykırı düşecek biçimde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olan sözleşme koşulları haksız şarttır. Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu her türlü sözleşmede yer alan haksız şartlar tüketici için bağlayıcı, değildir. Eğer bir sözleşme şartı önceden hazırlanmışsa ve özellikle standart sözleşmede yer alması nedeniyle tüketici içeriğine etki edememişse, o sözleşme şartının tüketiciyle müzakere edilmediği kabul edilir. Sözleşmenin bütün olarak değerlendirilmesinden, standart sözleşme olduğu sonucuna varılırsa, bu sözleşmedeki bir şartın belirli unsurlarının veya münferit bir hükmünün müzakere edilmiş olması, sözleşmenin kalan kısmına bu maddenin uygulanmasını engellemez. Bir satıcı veya sağlayıcı, bir standart şartın münferiden tartışıldığını ileri sürüyorsa, bunu ispat yükü ona aittir. 4077 Sayılı Kanunun değişik 6 ve 31 maddelerine dayanılarak hazırlanan Tüketici Sözleşmelerindeki Haksız Şartlar Hakkında Yönetmeliğin 7. maddesinde “satıcı, sağlayıcı veya kredi veren tarafından tüketici ile akdedilen sözleşmede kullanılan haksız şartlar batıldır” hükmü getirilmiştir.
Taraflar arasında 27.11.2007 ve 11.09.2011 tarihli 2 adet Konut Kredisi Sözleşmesi düzenlenmiştir. Davacı, 06.01.2011 tarihinde … Tüketici sorunları hakem heyetine verdiği dilekçe ile, 27.11.2007 tarihinde kullandığı krediyi 11.09.2009 tarihinde yapılandırdığını, yapılandırma esnasında 1.663 TL kredi komisyonu, 1108.82 TL erken ödeme cezası alındığını, yapılandırma nedeniyle alınan bedellerin haksız olduğunu belirterek tahsil edilen toplam 3.671,82 TL.nin iadesine karar verilmesini istemiştir.Tüketici Hakem Heyetinin 07.02.2011 tarih ve 2011/316 sayılı kararı ile,11.09.2009 tarihinde kredi yapılandırılması yapılmadığı, tüketicinin talebi doğrultusunda ayrı kredi başvurusu ve işleminin gerçekletiği gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir. Davacı dava dilekçesinde, davalı bankadan 22.11.2007 tarihinde konut kredisi kullandığını, bu krediyi kullanırken 900 TL kredi komisyonu ve masraf kesintisi yapıldığını, 11.09.2009 tarihinde krediyi yapılandırdığını, 1663 TL kredi komisyonu ve dosya masrafı, 1108,82 TL erken ödeme cezası kesildiğini belirterek tüketici hakem heyeti kararının kaldırılarak banka tarafından haksız olarak alınan 3671,82 TL.nın tahsilini istemiştir. Yani davacı,11.09.2009 tarihinde kullanılan krediye ilişkin yapılandırma masrafları ile birlikte 27.11.2007 tarihinde kullanılan ilk kredi için kesilen masrafları da talep etmiştir.
Hemen belirtmek gerekir ki, davalı banka, sadece kredinin verilmesi ve yapılandırılması için zorunlu olan masrafları tüketiciden isteyebilir. Kredi verilmesi ve yapılandırılması için gereken zorunlu masrafların neler 2012/3533-8419
olduğu konusunda ispat yükü ise davalı bankaya aittir. Aksi halde, diğer ücret ve masraflar başlığı altında maktuen belirlenen bir miktarın tüketiciden alınacağına dair hükmün yukarıda açıklanan yasa ve yönetmelik hükümleri karşısında haksız şart olduğunun kabulü gerekir. Öyle olunca, mahkemece, davalı bankadan bu yönde delilleri sorulduktan sonra, konusunda uzman bilirkişi ya da heyetinden kredinin kullanılması ve yapılandırılması için zorunlu masrafların neler olduğunun ve miktarının tespiti için rapor alınması,davacının 27.11.2007 tarihinde kullandığı ilk kredi için yaptığı masrafları talep edip edemeyeceği hususu da tartışılarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken bu yönler gözetilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 28.3.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.