YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3607
KARAR NO : 2012/9637
KARAR TARİHİ : 09.04.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, avukat olduğunu, davalı ile arasında vekalet ücreti sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşme uyarınca 500.000 TL tutarlı bononun tahsil edileceği, asıl alacak, inkar tazminatı ve gecikme faizleri toplamından yasal kesintiler düşüldükten sonra %15 avukatlık ücretinin ödeneceği hususlarında anlaşıldığını, takibe başlanıldığını, borçlunun itirazı ile duran takibin devamı için açılan davada inkar tazminatına da hükmedildiğini, borçlu tarafından açılan menfi tespit davasının da azil tarihine kadar takip edildiğini, ancak davalının vekalet ücretini ödememek için kendisini azlettiğini, ücret alacağından 4.000 TL nin ödendiği kalan 101.000 TL nin ise ödenmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 101.000 TL vekalet ücreti alacağının 15.02.2010 akdin fesih tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiş, birleşen … 10.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2010/513 Esas sayılı dosyasında ise aynı alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptalini talep etmiştir.
Davalı; takip için davacı ve oğluna ödemeler yaptığını, davacı avukatın takipte haczedilen taşınmazların satışını süresinde istememesi nedeniyle yapılan kıymet takdirlerinin süresinin geçtiğini, davacının görevini gereği gibi yapmadığını, söylediği sözler ve kullandığı üslubun da kendisine duyulan güveni ortadan kaldırdığını, işinde gerekli özeni de göstermediğini, azlin haklı olduğunu savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, birleşen 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/518 e sayılı davanın reddine, asıl dava yönünden; davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile 58.685 TL’nin 02/11/2010 dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin istemlerinin ise reddine, karar verilmiş, hüküm, her iki tarafça temyiz edilmiştir.
2012/3607-9637
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı dava dilekçesinde, 500.000 TL tutarlı bononun tahsili için yapılan icra takibinde toplam alacağın 700.000 TL yi bulduğunu, 4.000 TL nin kendisine ödendiğini, kalan kısmının ise ödenmediğini belirterek, bakiye 101.00 TL nin tahsilini talep etmiş olup, buna göre vekalet ücret alacağını sadece 500.000 TL tutarlı bononun tahsiline ilişkin takip nedeni ile doğmuş bulunan vekalet ücret alacağına hasrettiği anlaşılmaktadır. Kaldı ki taraflar arasında tanzim edilen 31.11.2005 tarihli ücret sözleşmesinde de; hukuki yardım konusunun, 500.000 TL tutarlı bononun icra takibine konulması olduğu, kararlaştırılan ücretin de yalnızca bononun tahsiline ilişkin olduğu belirtilmiştir. Mahkeme taleple bağlı olup, yalnızca ücret sözleşmesinin konusu olan bono nedeni ile davacının hak ettiği vekalet ücret alacağına hükmedilmesi gerekirken, davacının, davalının vekili sıfatıyla yürüttüğü diğer dava ve takip dosyaları nedeni ile hesaplanan ücret alacaklarına da hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup BOZMA nedenidir.
3-Davacının temyiz itirazlarının incelenmesinde ise; davacı, davalı ile aralarında yapmış oldukları ücret sözleşmesi nedeni ile vekalet ücret alacağının tahsilini istemiştir. Mahkemece hükme dayanak yapılan Bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle, taraflar arasındaki sözleşmenin geçersiz olduğu bu nedenle Avukatlık Kanunu uyarınca davacının hakettiği 62.685 TL vekalet ücretinden peşin ödenen 4.000 TL’lik vekalet ücretinin mahsubu ile bakiye 58.685 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verildiği, ücret sözleşmesinin tarihi gözetildiğinde sözleşmenin geçerli olup, taraflarca sözleşme ile kararlaştırılan miktar üzerinden yapılacak hesaplama yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenle davalı yararına BOZULMASINA, 3. bentte belirtilen nedenle, davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 9.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.