Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/3937 E. 2012/11013 K. 24.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3937
KARAR NO : 2012/11013
KARAR TARİHİ : 24.04.2012

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, arkadaşı olan dava dışı Olgun … aracılığı ile, tatil ve tur programlarına aracılık eden davalı şirketle 4 adet paket tatil programını kapsayan 14.11.2007 tarihli sözleşmenin imzalandığını, buna göre … Otelde her şey dahil 2 kişi 40 gün konaklama hakkı bulunduğunu, ancak tatil rezervasyonu için davalıyı aradığında, … Oteller Grubu ile aralarında problem çıktığını, bu nedenle taahhütlerini yerine getiremeyeceklerini bildirdiklerini, böylelikle davalı şirketin sözleşmeye aykırı davranarak edimini yerine getirmediğini ileri sürerek, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri gereğince tatil rezervasyonunun yapılmasına, mümkün olmadığı takdirde ise, uğramış olduğu zarara karşılık, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile, şimdilik 1.000,00 TL bedelin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacı ile aralarında herhangi bir sözleşme bulunmadığını, davacının dayandığı sözleşmeyi imzalayan kişinin dava dışı Olgun … olduğunu, davacının dava açma ehliyeti bulunmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, “14.11.2007 tarihli sözleşmenin, dava dışı Olgun … tarafından imzalandığı, sözleşmenin tarafı olmayan davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığı” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 14.11.2007 tarihli paket tatil progamını kapsayan sözleşmeden kaynaklanmakta olup, mahkemece sözleşmeyi imzalayan kişinin davacı değil, dava dışı Olgun … olduğu gerekçesiyle, davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmişse de, dava konusu 14.11.2007 tarihli 2012/3937-11013
sözleşmede, paket tatilini kullanacak kişi olarak davacının adı, adresi, kimlik ve telefon bilgileri yazılı olduğu gibi, ödenen sözleşme bedeli nedeniyle, şirketin kaşe ve imzasının bulunduğu “… Klup Üyelik Bedeli” açıklamasını içeren 3.000,00 TL’lik fatura da davacının adına düzenlenmiştir. Bu itibarla gerek sözleşmede, tatil hakkını kullanacak olan kişi olarak davacının adı ve kimlik bilgilerinin bulunması, gerekse bu sözleşmeyle ilgili davalı şirket tarafından bizzat davacı adına fatura düzenlenmiş olması nedeniyle, taraflar arasında bir akdi ilişki kurulduğunun, dolayısıyla davacının, davalıya karşı açmış olduğu … bu davada, aktif dava ehliyeti bulunduğunun kabulü gerekir. Sözleşme bedelinin, dava dışı Olgun … aracılığıyla davalı şirkete ödenmiş olması, sözleşmede davacının imzasının bulunmaması ise sonuca etkili değildir. Nitekim dava dışı Olgun …’ın, davacıdan başka çok sayıda kişi adına da davalı şirketle sözleşme imzaladığı, esasen bu durumun davalı şirketin de bilgisi ve rızası dahilinde olduğu, dolayısıyla tüketicilerle davalı şirket arasında bir nevi temsil, acente görevi yaptığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar mahkemece “… 2. Tüketici Mahkemesinin 2008/292 esas ve 2009/195 karar sayılı dava dosyasında, dava dışı Olgun … tarafından 9 adet sözleşme nedeniyle aynı davalıya karşı açılan ve kabul edilen davanın, Dairemizin 2009/7200 esas ve 2010/1100 karar sayılı ilamı ile onandığı” hususu karara gerekçe yapılmışsa da, temsilci ve bir nevi acenta gibi hareket eden ve bu nedenle sözleşmelerde imzası bulunan dava dışı Olgun …’ın da, davalı şirkete karşı dava açma hakkı bulunduğu kuşkusuzdur. Ancak … 2. Tüketici Mahkemesinde görülen ve temyiz incelemesi Dairemizce yapılan söz konusu dava dosyasında, Olgun …’ın imzalamış oluğu sadece 9 adet sözleşme nedeniyle dava açıldığı, eldeki davaya konu olan 9695 no’lu sözleşmenin ise, o davada dava konusu yapılmadığı anlaşılmaktadır.
O halde taraflar arasında dava dışı Olgun … aracılığıyla kurulan akdi ilişki nedeniyle, davacının davalıya karşı açmış olduğu … bu davada, aktif dava ehliyeti bulunduğundan, mahkemece işin esası incelenerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün, davacı yararına BOZULMASINA,24.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.