YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4221
KARAR NO : 2012/10499
KARAR TARİHİ : 18.04.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, taraflar arasında düzenlen 1/1/2009 tarihli sözleşmeye göre davalı şirketin mali müşavirlik işlerini üstlenip yürüttüğünü, davalı şirketin sözleşmeyi tek taraflı ve haksız olarak feshetmiş olması nedeniyle sözleşme uyarınca yıl sonuna kadar tahakkuk edilen ücretin kendisine ödenmesi gerektiğini, başlatılan icra takibine davalının haksız itiraz ettiğini öne sürerek itirazın iptali ile %40 tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, sözleşmenin karşılıklı olarak mutabakata varılarak feshedildiğini, Mart 2009 itibariyle hizmet ilişkisinin sona erdiğini buna rağmen aynı yılın Nisan ve Mayıs ayına ilişkin ücretin ödendiğini, davacının verdiği mali müşavirlik hizmetinin de kusurlu olması nedeniyle ilişkinin bu şekilde devam etmeyeceğini anlayan davalının akdi feshettiğini savunarak, davanın reddi ile %40 tan aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatı talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 8.497,80 TL asıl alacak yönünden itirazın iptaline takibin bu miktar üzerinden devamına, takip öncesi işlemiş faiz alacağının bulunmadığının tespitine, asıl alacağın %40’ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının 2012/4221-10499
aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı 1.1.2009-31.12.2010 tarihleri arasında serbest muhasebecilik ve mali müşavirlik hizmetlerini yürütmek üzere davalı ile imzaladıkları sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiğini ileri sürerek kalan dönem için sözleşmenin 8. maddesi gereğince müşavirlik ücretinin tahsili için eldeki davayı açmıştır. Davacının Mart 2009 tarihinden sonra mali müşavirlik hizmeti vermediği mahkemenin de kabulünde olduğu gibi tüm dosya içeriği ile de sabittir.Mart 2009 tarihi itibariyle sözleşme fiilen feshedilmiştir. BK 325 maddesi gereğince” … sahibi işi kabulde temerrüt ederse işçi taahhüt ettiği işi yapmaya mecbur olmaksızın mukaveledeki ücreti isteyebilir. Şu kadar ki, işi yapmadığından dolayı tasarruf ettiği yahut diğer … ile kazandığı ve kazanmaktan kasten feragat ettiği şeyi mahsup ettirmeye mecburdur.“ hükmünü içermektedir. Davacı Mart 2009 tarihinden dönem sonuna kadar ücret istemekte haklıdır. Bununla birlikte sözleşmenin yerine getirilmesinden kurtulması, davacının tamamıyla başka bir … yapmaması sonucunu vermemektedir. Çalışma gücü serbest kalan davacı yeni bir … bulmak yoluna gidecek ve o işten sağlayacağı kazancı, davalıdan alacağı ücretten indirecektir. Burada davacının bu dönem içerisinde kazanacağı para göz önüne alınarak müşavirlik hizmetini yapmaması nedeniyle tasarruf ettiği giderler de ücretten indirilecektir. Ayrıca davacının kazanmaktan kasten kaçındığı paralar da mahsup işlemine tabi tutulacak, böylece davacının zararın artmasına yol açacak davranışları önlenmiş olacaktır. Hal böyle olunca mahkemece, uzman bilirkişiden de rapor alınmak suretiyle davacının aynı veya pek yakın koşullarda ne kadar süre içerisinde … bulabileceği ve ne oranda kazanç sağlayabileceğinin tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle; davalının ikinci bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 126,20 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine1 8.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.