YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4470
KARAR NO : 2012/12790
KARAR TARİHİ : 18.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki muarazanın önlenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, yapılan ihale sonucu davaya konu yere ilişkin 01.05.1998 tarihli kira sözleşmesi yapıldığını, davalı tarafından 10.08.2007 tarihinde tebliğ edilen belge ile kira sözleşmesine dahil olarak kullanılan 3×10 m2 alanın kaldırılmasının talep edildiğini, amacın kendilerini tahliye ederek daha yüksek bedelle kiraya vermek olduğunu belirterek kiracılıklarının tespiti ile muarazanın giderilmesini talep etmiştir.
Davalı, davaya konu yerin davacı tarafından sonradan inşa edildiğini, kira sözleşmesi kapsamında kiralanan yer içinde kalmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, dava konusu yerin kira sözleşmesinde davacıya kiralanan yer kapsamında kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı tarafından kendilerine yapılan 10.08.2007 tarihli tebligata konu tespit tutanağında belirtilen 3×10 m2 alanın kira sözleşmesi kapsamında kaldığını iddia etmiş davalı ise savunmasında bu yerin sonradan inşa edildiğini kira sözleşmesi kapsamında kiralanan yer içinde kalmadığını savunmuştur. Taraflar arasındaki uyuşmazlık davalı tarafından düzenlenen 08.08.2007 tarihli tespit tutanağına konu alanın kira sözleşmesi kapsamında olup olmadığına ilişkindir.
Taraflar arasındaki kira ilişkisi 01.05.1998 başlangıç tarihli kira sözleşmesine dayanmakta olup sözleşmede kiralanan yerin yüzölçümüne yer verilmediği gibi taşınmazın sınırlarının tespitine imkan verecek bir krokininde sözleşme ekinde yer almadığı anlaşılmaktadır. Taşınmaz üzerinde bulunan binanın iskan izni ve belediye tarafından onanmış projesinin olup olmadığına ilişkin yapılan araştırmada da binanın projesinin ve iskan izninin olmadığı tespit edilmiştir.
Davacı, 13.04.2007 tarihli dilekçe ile davalı kuruma yaptığı başvuru ile aralarındaki kira ilişkisine dayalı olarak davaya konu mecurun otopark, tuvalet ve açık alana ihtiyacı bulunduğu belirtilerek çevresindeki yeşil alanlardan faydalanılmasına imkan tanınması talep edilmiş, davalı kurum tarafından verilen 07.05.2007 tarihli cevabi yazıda yeşil alanların korunması amaçlı kiralama işlemi yapıldığı belirtilerek talep kabul edilmemiştir. Davalı tarafından düzenlenen 08.08.2007 tarihli tespit tutanağı ile davaya konu mecurun yan ve arka kısmına ilave yapılarak 3×10 m2 alanın kira sözleşmesine aykırı kullanımının olduğu tespit edilerek bu kısmın kaldırılması için davacıya 10.08.2007 tarihli tebligat yapılmış olup, bunun üzerine eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Davalı kurum görevlileri tarafından düzenlenen 11.10.2006 tarihli raporda kira sözleşmesine konu alanın 93,41 m2 olmasına rağmen 192.34 m2 alanın kullanıldığı tespit edilmiştir. Bu dava kapsamında dava konusu yerde mahkemece yapılan keşif sonucu düzenlenen 07.04.2008 tarihli bilirkişi raporunda davacının kullandığı alanın 244,74 m2 olduğu anlaşılmıştır.
Davalı tarafından dosyaya sunulan 18.09.2008 tarihli kira sözleşmesi ile davaya konu yere ilişkin taraflar arasında dava tarihinden sonra 18.09.2008 tarihli kira sözleşmesi yapılarak, davaya konu kiralanan 6 nolu dükkanın alanının 93,41 m2 olarak belirlendiği ve bu hususun sözleşme ile davacı tarafından kabul edildiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca mahkemece yeni kira sözleşmesi içeriği ve 11.10.2006 tarihli rapor dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla yazılı şekilde davanın kabulüne ilişkin hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 596,85 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 18.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.