YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4916
KARAR NO : 2012/21813
KARAR TARİHİ : 02.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı şirket 839 parsel numaralı taşınmazdan davalı DSİ tarafından yapılan baraja ait ENH.nın geçtiğini, davalı ile yaptıkları protokol ile ENH.nın mülkiyeti işletme, bakım ve onarımının davalıya devredildiğini, 839 parsel sahibinin açtığı davada kamulaştırmasız el atma nedeniyle aleyhlerine hükmedilen bedeli 28.308,75 TL olarak ödemek zorunda kaldıklarını, bu bedelden protokol gereği davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek 28.308,75 TL’nın faiziyle birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı, projenin tamamı için kamulaştırma ve irtifak bedeli olarak 14.11.1997 tarihinde davacıya 5.748,094 TL ödendiğini ve bu nedenle talepte bulunulamayacağını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, protokol gereği davacıya ödenen 5.784,09 TL’nın mahsubu ile 22.524 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının temyiz itirazlarının incelenmesinde; DSİ’nin Sazlıdere Barajı pompa istasyonu tesislerinde kullanılacak elektriğin karşılanmasına ilişkin taraflar arasında düzenlenen enerji tesis protokolünün karşılıklı yükümlülükler başlığını taşıyan IV. maddesinin 2-B maddesinde istimlak ve irtifak haklarına ilişkin işlemlere davacı tarafından başlanabilmesi için 5.784,09 TL’nın davalı tarafından ödeneceği kamulaştırma son maliyet 2012/4916-21813
bedeli ile 5.784,09 TL arasında fark meydana gelir ise fark bedelinin davalıca ödeneceği kararlaştırılmış bulunmaktadır. Mahkemece 5.784,09 TL’nın davacı tarafından dava dışı şahsa ödenen miktardan mahsubu ile bakiye miktarın tahsiline karar verilmiş olup, davacı yargılama aşamasında davalıca ödenen 5.784,09 TL’nın başka benzer dosyalarda mahsup edildiğini, eldeki davada da mahsup edilmesi halinde mükerrer mahsup işlemine yol açılacağını bildirmiş ve iddia etmiştir. Dava dışı şahıslar tarafından açılan kamulaştırmasız el atma davalarında hükmedilen ve davacı tarafça ödenen bedelden davalının sorumlu olduğu anılan protokol ve dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Çözülmesi gereken sorun 5.784,09 TL’nın mahsup edilip edilmeyeceği hususudur. Taraflar arasındaki hukuki ilişkinin niteliği, protokol ile belirlenen amaç ve protokolün kapsamından davalıca bir defaya mahsus olarak ödenen 5.784,09 TL’nın bir nevi avans niteliğinde bulunduğu ve 5.784,09 TL’yi aşan tüm kısımlardan davalının sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Bu itibarla davalıca ödenen 5.784,09 TL’nın benzer başka dosyalarda mahsup edilmiş olması halinde eldeki dosyadaki davacı tarafça ödenen miktardan mahsubu olanaklı değildir. Aksinin kabulü davacının alacağından mükerrer mahsup işlemine yol açacak nitelikte olurki buda kabul edilemez. Hal böyle olunca mahkemece davalıca protokol anında ödenen 5.784,09 TL’nın başka benzer davalar nedeniyle davacı alacağından mahsup edilip edilmediği araştırılmalı, mahsup edilmemiş ise şimdiki gibi, mahsup edilmiş ise davacı alacağının tamamına hükmedilmelidir. Mahkemenin değinilen bu yönü gözardı ederek yazılı şekilde mahsup işlemi yaparak karar vermiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, 2.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.