YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5686
KARAR NO : 2012/20964
KARAR TARİHİ : 25.09.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı … … Yön. A.Ş vekili avukat … ile davacı vekili avukat … … gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı şirketin vekili olarak hukuki yardımlarda bulunup, davalarını takip ettiğini, dava dışı İzmer A.Ş. tarafından, davalı aleyhine açılan İzmir 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2006/748 esas sayılı “ihalenin feshi” davası ile ilgili olarak, 1.5.2007 tarihli belge ile 200.000,00 Dolar vekalet ücretinin ödendiğini, söz konusu ücrete ilişkin makbuz düzenleyerek 02.08.2007 tarihinde davalıya tebliğ ettirdiğini, ancak davalı şirketin vekalet ücreti makbuzuna ilişkin 60.174,00 TL KDV ve 66.860,00 TL gelir vergisi kesintisini ödemediği gibi, söz konusu makbuzu da, 06.08.2007 tarihinde kendisine iade ettiğini, daha önce davalı şirket aleyhine, İzmir 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/350 esas 2008/343 karar sayılı dosyası üzerinden açmış olduğu davada, 1.5.2007 tarihli belgeye karşı davalı tarafından yapılan itirazların haksız olduğunun tespit edilerek kesinleştiğini, 200.000,00 Dolarlık vekalet ücretine ilişkin davalının sorumluluğunda bulunan KDV ve gelir vergisini kendisinin ödemek zorunda kalması nedeniyle, … olduğu 60.174,00 TL KDV ve 66.860,00,00 TL gelir vergisi kesintisinin davalı şirketten tahsili için takip başlattığını, ancak takibe haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, %40 icra inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacı avukatın, 2005 yılı Kasım ayından, istifa etmiş olduğu 08.08.2007 tarihine kadar yaklaşık 2 sene süreyle şirketin sözleşmeli ve ücretli avukatlığını yaptığını, taraflar arasında geçerli olan 27.02.2007 tarihli avukatlık ücret sözleşmesine göre davacıya aylık net 9.000,00 TL avukatlık ücreti ödendiğini, davacıya ödenen 200.000,00 Dolarlık bedelin ise, avukatlık ücreti olarak değil, borç olarak verildiğini, taraflar arasında bu konudaki uyuşmazlık nedeniyle, İzmir 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/350 esas ve 2008/343 karar sayılı dosyası üzerinden açılan davanın henüz kesinleşmediğini, serbest meslek makbuzunun, şirketin bilgisi ve onayı dışında kesildiğini, bu nedenle kabul edilmeyerek davacıya iade edildiğini, kaldı ki 01.05.2007 tarihli belge içeriğine göre, davacının 200.000,00 Dolarlık bedele ilişkin serbest meslek makbuzu kesebilmesi için öngörülen şartların da gerçekleşmediğini savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, “daha önce İzmir 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/350 esas ve 2008/343 karar sayılı dosyası üzerinden açılan davada, dava konusu serbest meslek makbuzuna konu olan 200.000,00 Dolarlık ödemenin, vekalet ücreti olarak ödendiğinin kesinleştiği” gerekçesiyle davacının vekalet ücretine ilişkin olarak … olduğu toplam 127.034,00 TL KDV ve gelir vergisi kesintisini davalıdan talep edebileceği benimsenerek, davanın kısmen kabulüne, davalının takibe itirazının kısmen iptaline, takibin 127.034,00 TL asıl alacak ve 18.271,45 TL işlemiş faiz üzerinden devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacağa yasal faiz uygulanmasına, asıl alacağın %40’ı oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, taraflar arasındaki avukatlık sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davacı, daha önce 1.5.2007 tarihli belge ile kendisine vekalet ücreti olarak ödenen 200.000 Dolarlık ücrete ilişkin düzenlemiş olduğu serbest meslek makbuzu gereğince 60.174,00 TL KDV ve 66.860,00 TL gelir vergisi kesintisinin davalıdan tahsilini istemiş, davalı ise, 200.000 Dolarlık ödemenin, vekalet ücretine ilişkin olmayıp, davacı avukata borç olarak verildiğini, 1.5.2007 tarihli belge içeriğinin doğru olmadığını, kaldı ki söz konusu belgenin geçerli olduğunun kabul edilmesi halinde dahi, serbest meslek makbuzu düzenlenmesi için aynı belgede öngörülen şartların da oluşmadığını, bu nedenle dava konusu edilen KDV ve gelir vergisini ödemekle yükümlü olmadığını savunmuştur.
Her ne kadar aynı taraflar arasında, İzmir 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/350 esas ve 2008/343 karar sayılı dosyası ile görülen davada mahkemece, dava konusu serbest meslek makbuzuna konu olan 200.000,00 Dolarlık ödemenin,
vekalet ücreti olarak ödendiği kabul edilmiş ve bu hususa ilişkin temyiz itirazları da reddedilmişse de, davalı şirketin, “1.5.2007 tarihli belgenin hile ile alındığı, koşulları oluşmadığı halde serbest meslek makbuzu düzenlediği” yönündeki şikayeti üzerine yapılan soruşturma sonucunda, az yukarda değinilen 200.000 Dolarlık ödeme ile ilgili verilen mahkeme kararı ve buna ilişkin temyiz itirazlarının reddedilmesinden sonra, davacı avukat hakkında, İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/283 esas sayılı dosyasında “hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma” “görevi kötüye kullanma” ve “görevi ihmal” suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, açılan bu davanın sonucunun eldeki davayı etkileyecek nitelikte olduğu anlaşılmaktadır. Borçlar Kanununun 53. maddesi gereğince hukuk hakimi, ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değilse de, mahkumiyet ve tespit edilen maddi olgularla bağlı olduğundan, bu dava yönünden ceza mahkemesinde açılan kamu davasının sonucunun beklenmesi zorunludur. O halde mahkemece değinilen bu yön gözetilerek adı geçen ceza davası “bekletici sorun” yapılmak suretiyle hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bent gereğince davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 900,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan 2.158.00 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 25.9.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.