Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/6147 E. 2012/15081 K. 11.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6147
KARAR NO : 2012/15081
KARAR TARİHİ : 11.06.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacılar, avukat olduklarını, davalının verdiği vekaletname ile Büyükçekmece Asliye 3. Hukuk mahkemesi’nin 2004/821 esas ve 2005/1008 karar sayılı dosyasıyla Esenyurt Belediye Başkanlığı aleyhine açtıkları kamulaştırmasız el atma davasını yürütüp sonuçlandırdıklarını, Mahkemece hüküm altına alınan bedel için … 5. İcra müdürlüğü’nün 2006/466 esas sayılı dosyası ile takibe geçtiklerini, bedelin Esenyurt Belediyesinden davalı tarafın anlaştığı bedel üzerinden tahsil edildiğini ve ibra verildiğini, daha sonra davalının sebepsiz olarak kendilerini azlettiğini, davalının dava ve icra takibinden kaynaklanan avukatlık ücretlerini ödemediğini, alacaklarının tahsili için yapılan takibe davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile % 40’dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini dilemişlerdir.
Davalı, kamulaştırmasız el atma nedeniyle davacılarla aralarında vekalet sözleşmesinin kurulduğunu ve davanın görülüp sonuçlandırıldığını, Belediye ile Davacı avukatlar arasında borcun ödenmesi konusunda görüşmeler yapıldığını ve Davacı avukatların ödemeleri aldıklarını, kendisinin talimatı olmadan icra dosyasından hacizleri kaldırıp Belediyeye ibraname verildiğini, Davacı avukatların bizzat tahsil ettikleri alacaktan davalıya banka kanalı ile 16.11.2007 tarihinde 36.922,30 TL havale ettiklerini, davalının başka ödeme almadığını, Davalının hak ve alacağının bir kısmını tahsil ettiğini, tamamını alamadığını, ayrıca, davacı ile aralarında kira sözleşmesi kurulduğunu ve kendisine ait fabrika binasının davacı yana kiralandığını ve 2012/6147-14993
Aralarında bu kira sözleşmesi nedeniyle ihtilaf çıkınca davacıları haklı olarak azlettiğini, davanın reddi ile % 40 kötüniyet tazminatının davacılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; Davanın kısmen kabulü ile, davalının 13.130,56 TL asıl alacağa yönelik itirazın iptaline, takibin devamına fazla istemin reddine karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Davacı yana karar 30.12.2011 tarihinde tebliğ edilmiş, davacılar buna karşın 19.1.2012 tarihinde kararı temyiz etmişlerdir.
3156 sayılı Yasanın 20.madesiyle değiştirilen HUMK.nun 432/1 maddesi uyarınca yasanın yürürlüğe girdiği 6.4.1985 tarihinden itibaren verilen kararlarda temyiz süresi 15.gündür. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 1.6.1990 gün ve esas 1989/3. karar 1990/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca temyiz süresi geçtikten sonra davacılar tarafından verilen temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Yanlar arasında davalının maliki bulunduğu taşınmaza Esenyurt Belediye Başkanlığı’nca el konulması nedeniyle dava açılıp sonuçlandırılması amacıyla vekalet ilişkisi kurulduğu ve davanın B.Çekmece 3. AHM’.nin 2004/821 esas sayılı dosyası ile açılarak sonuçlandırıldığı ve 45.530,00 TL’ nin yasal faiziyle birlikte davalı Belediyeden tahsiliyle davacıya verilmesine karar verilip, kararın derecattan gecerek kesinleştiği, bu kez ilamın icrası için davacılar tarafından … İcra Müdürlüğü’nün 2006/466 esas sayılı takip dosyasından icra takibi başlatıldığı, akabinde 15.11.2007 tarihinde davalı tarafından muvafakatname ve 16.11.2007 tarihinde de toplam 40.000 TL alacak yönünden ibraname verildiği, anılan takip dosyasında 45.530,00 TL asıl alacak ve faiziyle birlikte toplam 79.972,93 TL olmasına karşın, … İcra Hukuk Mahkemesince alacak miktarının düzeltilip, 4.328,59 TL lik kısmının iptal edildiği, takibe 75.644,34 TL üzerinden devam edildiği ve Esenyurt Belediyesinden bir kısım tahsilatlar yapılarak davalıya 40.000 TL nin ödendiği anlaşılmaktadır. Davalı, cevabında davacıların haklı olarak azledildiğini ileri sürmüş ve mahkemece de bu savunma üzerinde durulmamış ve davacıların haklı olarak azledilip azledilmediği tartışılmamıştır. Davacıların haklı olarak azledildiği sonucuna varılırsa, azil tarihine kadar olan sonuçlanan işlerden dolayı Davacılar ücret isteyebilirler. Bu nedenle Mahkemece Davalının bu savunması üzerinde durulmalı, davacıların haklı olarak azledildiği kanısına varılırsa, azil tarihine kadar neticelendirdikleri işlerden dolayı vekalet ücretine hak kazanacakları kabul edilerek, 2012/6147-14993
gerek dava dosyasında kabul edilen miktar üzerinden,, gerekse icra takip dosyasından tahsil edilen meblağ üzerinden vekalet ücreti hesaplanarak hüküm altına alınmalıdır. Davacıların haksız olarak azledildikleri sonucunca varıldığı takdirde ise, dava ve takip nedeniyle ücretin tümüne hak kazandıkları gözetilmeli, ancak verilen kararı davacıların süresinde temyiz etmemeleri nedeniyle davalı yanın kazanılmış hakkı da ihlal edilmemelidir. Diğer yandan, icra dosyasıyla ilgili olarak hesaplama yapılırken takibe konu edilen ve düzeltilen 75.644,34 TL üzerinden hesaplama yapılmıştır. Oysa ki, bu miktarın Belediyeden tahsil edilip edilmediği anlaşılamamaktadır. Davalı tarafından imzalanan 15.11.2007 tarihli muvafakatname başlıklı belgede, 37.000 TL karşılığı Belediye ibra edilmiştir. Davacı Avukatlar bu belgeyi dosyaya ibraz ettiklerine göre, artık bu miktar üzerinden hasma tahmil olunan avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca hesaplanacak vekalet ücretini isteyebilirler. Davacıların bu miktardan daha fazla miktar üzerinde vekalet ücreti istemeleri hakkın kötüne kullanılması olup, bu doğrultuda yapılan hesaplama dosyaya uygun düşmemektedir. Bu nedenle Mahkemece öncelikle Belediyeden ne miktar tahsilat yapıldığı kesin bir biçimde saptanmalı, ayrıca Davacıların azlinin haklı olup olmadığı üzerinde durulmalı ve azlin haklı olması durumunda azil tarihine kadar sonuçlanan dava ve icra dosyası nedeniyle az yukarıda belirtilen ilkeler doğrultusunda hesaplama yapılmalı ve davalının … olduğu kısım mahsup edilerek hüküm kurulmalıdır. Azlin haksız olduğu belirlendiği takdirde ise, Davacıların ücretin tamamına hak kazandıkları gözetilmeli, ödenen miktar mahsup edilmeli ve ancak Davacıların kararı temyiz etmedikleri değerlendirilerek davalının kazanılmış hakkı gözetilerek hüküm kurulmalıdır. Eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle, davacıların temyiz dilekçelerinin reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 11.6.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.