Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/6489 E. 2012/24163 K. 22.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6489
KARAR NO : 2012/24163
KARAR TARİHİ : 22.10.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, hurdacılar sitesindeki dükkanına 5.4.2008 tarihinde giren kimliği belirsiz şahıslarca dükkandan 800 kg hurda bakır, 300 kg hurda gümüş kaplama bakır, 600 kg hurda sarı metal, 300 kg hurda sıvı, gümüş kaplama olmak üzere 17.000 TL değerindeki malzemenin çalındığını, işyerinin davalı kooperatif ile güvenlik işini üstlenen diğer davalı şirketin güvencesinde olduğunu, hırsızlık olayının meydana gelmesinde davalıların kusurlu ve sorumlu bulunduklarını ileri sürerek 17.000 TL’nın davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalılar, olayın vuku bulmasında kusur ve sorumluluklarının bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davaya konu malzemelerin bilirkişice belirlenen raiç değerinden davacının kusuruna tekabül eden kısmın mahsubu sonucu kalan 9900 TL’nın davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2012/6489-24163
2-Davacıya ait işyerinin üyesi olduğu davalı kooperatif ile diğer davalı şirket arasında işyerlerinin güvenliğinin sağlanması için sözleşme yapıldığı, davacının işyerinde 5.4.2008 tarihinde meydana gelen hırsızlık olayından her iki davalınında birlikte sorumlu oldukları sabit olup, mahkemenin kabulüde bu yöndedir. Ancak hemen belirtmek gerekirki, hırsızlık olayı sabit ise de, davacının dükkanından çalınan malzemelerin varlığını ve miktarını ispatlaması zorunludur. Oysa ki davacı bu yönde herhangi bir delil bildirmediği gibi, davalılar davacının bu yöndeki iddiasına karşı çıkmışlardır. Bu itibarla, davacıdan çalındığı iddia olunan malzemelerin varlığı ve miktarı konusunda delilleri ile davalıların var ise karşı delilleri sorulup alınmalı, gerekirse bu hususta davacının yasal defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmalı ve hasıl olacıak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Mahkemenin değinilen bu yönü gözardı ederek yazılı şekilde karar vermiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davalıların diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan kararın davalılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 22.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.