Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/6504 E. 2012/24165 K. 22.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6504
KARAR NO : 2012/24165
KARAR TARİHİ : 22.10.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacı, davalıya ait işyerinde 9.3.1995 ile 30.6.2007 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığını, akabinde davalının kendisini 30.6.2007 tarihinde işten çıkardığını, … mahkemesinde açtığı davada görevsizlik verildiğini ileri sükerek fazlası saklı kalmak üzere 6000 TL kıdem, 500 TL ihbar tazminatı ile 500 TL fazla mesai ücretinin tahsilini istemiş, 15.6.2010 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 27.122 TL’na yükseltmiştir.
Davalı, davacının aralıklarla çalıştığını ve akabinde kendi isteği ile işten ayrıldığını, hak ettiği tazminatları ödediğini fazla mesai yapılmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporu benimsenerek fazla mesai ücreti ile ihbar tazminatı olarak 22.950,33 TL’nın tahsiline, fazla talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, haftada 6 gün ve günlük 3 saat fazla mesai süresi nazara alınarak ve davacının çalışma süresi 12 yıl ve 4 ay 23 gün kabul edilerek hesaplama yapılmış bulunmaktadır. Dosya kapsamından 2012/6504-24165
davalıya ait işyerinin şahıs firması olduğu, işyerinde davalının yanında davacının çalıştığı, anlaşılmakta olup, davacı kesintisiz çalıştığını, davalı ile davacının ara dönemlerde işten ayrıldığını ve yerine davacının eşinin çalıştığını savunmuştur. Davacı gerek … mahkemesine verdiği 5.3.2008 tarihli dilekçe ile ve gerekse 15.6.2010 tarihinde yerel mahkemeye verdiği dilekçe ile eşinin bazı dönemlerde davalı yanında çalıştığını kabul etmiş bulunmaktadır. Öte yandan sigortalı olarak davalı yanında çalışan davacının SSK kayıtlarına göre 5 yıl 3 ay 21 gün çalıştığı görülmektedir. Bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davacının çalışma süresinin 5 yıl 3 ay 21 gün olarak kabul edilmesi gerekir. Ayrıca belirtmek gerekirki, mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının haftada 6 gün ve günde 3 saat fazla mesai yaptığı kabul edilerek hesaplama yapılmış ise de davacı, … mahkemesinde haftada 3 gün fazla mesai yaptığını bildirmiş olup, bu beyanı kendisini bağlayıcı niteliktedir. Hal böyle olunca mahkemece davacının 5 yıl 3 ay 21 gün çalışma süresi ve haftada 3 gün ve günlük 3 saat fazla mesai süresi kabul edilerek davacının alabileceği fazla mesai ücreti hesaplattırılarak hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.